Altıncı yüzyıl ortalarında Orhun Nehri batısındaki yayla bölgesinde (Ötügen’de) kurulup, Mançurya’dan Karadeniz sahillerine kadar uzanan büyük Türk imparatorluÄŸu devlet ve millet olarak Türk adını kullanan ilk büyük siyasî kuruluÅŸtur. Çin kaynakları Göktürk- ler’in Asya Hunları soyundan geldiÄŸini açıkça belirtir. Göktürk imparatorluÄŸu bu zamanda Hakan unvanını alan Bu- min ve. kardeÅŸi istemi ile 552′de kurulmuÅŸ, Mukan Hakan zamanında (553-572) en parlak devrini yaÅŸamıştır. Bütün Orta Asya’nın TürkleÅŸmesi için, bu ilk adım olmuÅŸtur. KurulduÄŸu zamandan itibaren idarî bakımdan doÄŸu ve batı olarak ikiye bölünen imparatorluk 630 yıllarında Çin nüfuzu altına girmiÅŸ ve 682′de llteriÅŸ (Kutluk) Hakan’ın büyük devlet adamı Tonyukuk ile birlikte siyasî mücadeleleri sonunda doÄŸu kısmı yeniden hakimiyetini elde etmiÅŸtir. KapaÄŸan Hakan zamanında (692-716) Orta Asya’da bütün Türkler bir devlet halinde birleÅŸtirilmiÅŸ ondan sonra gelen Bilge Hakan ve KardeÅŸi Kültigin Göktürk devletinin en tanınmış ÅŸahsiyetleri olmuÅŸtur. Orhun vadisinde bulunan dikilitaÅŸ kitabeler onlar zamanından kalmadır. Bu abideler Türk dilinin bugün bile fazla zorluk çekmeden anlaşılan en eski yazılı ve edebî metinleri, aynı zamanda Türk tarihinin taÅŸa yazılmış en eski kaynakları olarak zamanımıza gelmiÅŸ hazineleridir. Bunlarda kullanılan yazı da en eski Türk alfabesidir. Yenisei bölgesinde bunların altı ve yedinci yüzyıllardan kalma daha eski öncüleri vardır.
Orhun kitabelerinden birincisi Bilge KaÄŸan’ın 720′de öldüğü sanılan ihtiyar veziri büyük devlet adamı Tonyukuk’un hizmetlerini belirtmek üzere onun adına dikil- niÅŸtir. Bu kitabeyi Tonyu- kuk kendisi yazmıştır. Bilge KaÄŸan’ın tahta çıkmasında kendisinden bir yaÅŸ küçük olan kardeÅŸi Külti- gin’in büyük gayreti olmuÅŸ, onun yardımı ile ordusuna derleyip düşmanlarını yenmiÅŸti. Buna karşılık Bilge KaÄŸan kardeÅŸini ordularının kumandanı yapmış, ölümünden bir yıl sonra da 732′de bir kitâbe taşı diktirip, büyük bir mezar anıtı yaptırarak Kültigin’in adını ebedileÅŸtirmiÅŸtir. Ne yazık ki, kısa zaman sonra hâin bir veziri tarafından zehirlenen Bilge KaÄŸan da 734′de ölmüş, bir yıl sonra onun adına da bir kitâbe dikilmiÅŸtir. Bunlar yarı tarihi mezar kitâbeleridir.
Orhun kitâbelerinin en mühimleri olan Kültigin ile Bilge KaÄŸan yazıtlarının ¦ metinlerini yazan ve yaptı- % ran, onların kızkardeÅŸleri- î nin oÄŸlu, prens YuluÄŸ Tigin olmuÅŸtur ki, Türk edebiyatında onun ayrı bir yeri vardır. Son zamanlara kadar Bilge KaÄŸan ile küçük kardeÅŸi Kültigin’in de burada gömülü oldukları kabul ve tahmin ediliyordu. 1958 yılında Çekoslovak Arkeoloji Enstitüsü adına Lumir Jisl baÅŸkanlığında Orhun vadisinde yapılan-araÅŸtırma ve kazılar sonunda büyük Türk kahramanı Kültigin’in mezar anıtından kalan kısımlar ve heykeller meydana çıkarılmıştır”. Anıt önce soyulup sonra insafsızca tahrip edilmiÅŸ olduÄŸundan heykeller parçalanmış ve çoÄŸu kaybolmuÅŸ halde bulunmuÅŸtur. İkiye bölünmüş olarak Kültigin’in başı ile hanımına ait heykelin oturmuÅŸ halde gövdesi ve kırılmış başının burun, ağız ve çene kısmı bulunmuÅŸtur. Kültigin heykelinde baÅŸ tam cepheden yumuÅŸak konturlarla iÅŸlenmiÅŸ, büyük kahramanın çehre hatları kuvvetli bir ifade ile kavranmıştır (Res. 8). Başındaki tacın ön tarafında relief halinde kanatlarını açmış bir kartal arması göze çarpıyor. Daha Hunlar zamanında tanınan ve sevilen kartal arması, kulaklı ve boynuzlu kartal ÅŸeklinde gösterilerek büyük bir kudret sembolü olarak ifade ediliyordu.
Aslında Kültigin ile hanımı yanyana oturmuÅŸ olarak canladırılmıştı’. Fakat, hey- varda onun savaÅŸlarının canlan- dırıldığı yazılıdır. Tang sülâlesi kroniÄŸinde . bunun için altı sanatçının da gönderildiÄŸi kaydedilmektedir. Mermer heykellerde Çinli sanatçılar çalışmış olabilir. Fakat balbalların Göktürk heykel sanatının karakteristik ve bir dereceye kadar portre hususiyeti
Büyük Türk Kahramanı Kül-Tigin’in 1958′de bulunmuÅŸ başı taşıyan eserleri Oİ- (MoÄŸolistan, Ulan-Bator Müzesi’nde) duÄŸunu ileri Sürmek yerinde olur. Göktürkler zamanından kalan sayısız balbalların çoÄŸu zamanla parçalanmış veya kaybolmuÅŸtur. Eski Türkler taÅŸ heykelleri ve kitâbeleri boyuyortardı. Khoitu Tamir büyük blokunun büyük kitabeleri kırmızı ve siyah olarak boyanmıştır. Zhamtzarano’da keÅŸfedilip halen Ulan Batur Merkez Millî Müzesi’nde teÅŸhire konan balbal, bu bakımdan mühimdir. Bunun gözleri, burnu, bıyıkları, aÄŸzı ve kulakları kahverengi ve sarı renkle belirtilmiÅŸtir. Fakat, bunlar sonradan da olabilir.
Göktürk sanatı bugüne kadar, hemen hiç denecek kadar az incelendiÄŸi ve bu konuda yayın olmadığı için birçok bakımdan herhangi bir fikir edinmek zordur. Göktürkler’in dini ÅŸa- manlık idi. Kültigin mezar anıtında bulunan heykeller Göktürkler’in kıyafetleri bakımından paha biçilmez bir kaynaktır. Bunlar Orta Asya’da bugün de Türkler’in giydiÄŸi kıyafete çok uygundur. Parçalar halinde kakmali kemerler bilhassa dikkati çeker. Kemerlerin arkasına bir bıçak takılıdır. Gündelik eÅŸyanın içine konulduÄŸu küçük torbalar da kemerlere asılmıştır.
Dil ve edebiyat bakımından bir Küi-Tigin adına dikilmiÅŸ balballardan biri derece ileri ve zengin eserler vermiÅŸ (Ulan-Bator Müzesi) olan Göktürkler’in sanatları da aynı
derecede gelişmiş, fakat birçok soygun ve tahripler yüzünden pek az şey zamanımıza kalabilmiştir.