Arþivden Ekim, 2009

SANATTA YARATICI BİR SÜREÇ; ÇİZMEK

Ekim 31st, 2009

SÜREÇ VE ÜRÜN

Çizmek, bir yüzeye, grafik olarak bir şeyin benzerini temsil eden izler bırakmaktır. Bu imgeleri aktarma süreci, basit olduğu denli güçlü bir insani görsel ifadelendirme eylemidir. Kökleriyle görebilme yetimize sıkı sıkıya bağlı olmasına karşın, çizim hiçbir zaman gördüğümüz gerçekliği yeniden üretemez; yalnızca dış gerçekliğe ilişkin algılarımızı ve imgelemimizdeki içsel imgeleri görülür kılar. Çizim yapma sürecinde, deneyimlerimize koşut ayrı bir gerçeklik yaratırız. Bu türden grafik simgeler, gözlemlerimizi kaydetmek, gözümüzde canlandırdıklarımıza biçim vermek, düşünce ve görüşlerimizi iletmek için başvurduğumuz yaşamsal birer araçtır.

ÇİZİM SÜRECİ

Her türlü çizimin özünde, imgeleri görme, gözünde canlandırabilme ve ifade etmeye ilişkin etkileşimli bir süreç vardır. Gördüğümüz imgeler dünyayı keşfetmemize, gözümüzde canlandırdıklarımız görsel olarak düşünebilmemize ve gördüklerimizi kavramamıza, çizdiklerimiz ise düşünce ve algılarımızı ve iletişim kurmamıza olanak verir.

GÖRMEK

Görme yetimiz, dış dünyayla ilişki kurmamızı sağlayan en önemli duyusal kanaldır. Görme, bizim en uzaklara erişebilen, günlük etkinliklerimizi gerçekleştirirken en çok güvendiğimiz, en gelişmiş duyumuzdur. Dahası, görme yetimiz bize algılarımızın ve nihayet çizmek istediklerimizin hammaddesini de sağlar.

GÖZÜNDE CANLANDIRMAK

Göze ulaşan görsel bilgiler, zihnin bir yapı ve anlam bulmak için sürdürdüğü etkin arayış sırasında işlenir, yönlendirilir ve süzgeçten geçirilir. Göz önüne getirdiğimiz imgeleri, imgelem yaratır; çizmeye yeltendiklerimiz de bunlardır. Dolayısıyla çizmek, bir el becerisinden öte bir şeydir; yalnızca görebilme değil, imgeleri yeniden gözümüzde canlandırabilme yetimize de dayanan görsel bir düşünce sürecidir.

İFADE ETMEK

Çizerken, bir yüzey üzerine işaretler koyarak, gördüğümüz dışsal gerçekliğe ilişkin algılarımız ve anlayışımızla, imgelemimizdeki içsel imgeyi grafik olarak ifade etmeye çalışırız. Bu nedenle çizmek yaşama ilişkin bir ifade biçimi olduğu kadar, gördüklerimiz ve gözümüzde canlandırdıklarımız karşısında doğal bir tepkidir. Çizmek, göze hitaben ayrı bir imgeler dünyası yaratır.

Çizilmiş bir imge, görsel dünyamızın bir parçası haline gelir. İfade etme ve iletide bulunma gücü, imgenin, bildiklerimiz ve kavradıklarımızla olan grafik benzerliğini görebilme yeteneğimize bağlıdır. İletideki mesajın açıklığı ve anlamının taşıdığı önem, bizim imgeyi derinlemesine inceleyebilme, vuruşlarını okuyabilme, oluşturdukları örge ve ilişkileri ayırt edebilme yeteneğimize bağlıdır.

GÖRMEK

Görme eylemi, devingen ve yaratıcı bir süreçtir. Görsel dünyamızı oluşturan hareketli, değişken imgelerin üç boyutlu, dengeli bir algısını gerçekleştirme yetisine sahiptir. İmgelerin hızlı ve gelişkin bir biçimde işlenmesi, gözümüzün –ya doğrudan kaynağından veya aydınlatılmış bir yüzeyden yansıyarak gelen- görülebilir bir ışık biçimini alan enerji girdisiyle karşılaşması ile başlar.

Göz optiği, gelen ışınların, beyin uzantısı olan sinir hücreleri topluluğu olan retina üzerinde baş aşağı duran bir imgesini oluşturur. Işığa hassas olan bu hücreler, ışıksal yeğinliğe ilişkin, nokta be nokta, bir değerlendirme sağlarlar. Bu girdi, retinada bulunan başka sinir hücreleri tarafından işlenir ve görme sinirleri yoluyla beynin görsel korteksine ulaşır. Burada hücreler, görsel girdinin özgül niteliklerini ayıklayarak ortaya çıkarır; kenarlarının konumu ve yönü, hareketi, boyutları ve rengi gibi.

Retinanın yalnızca küçük bir bölüm ince ayrıntıları ayırt edebilme özelliğine sahiptir. Bu nedenle gözlerimiz, bir cismi bütünüyle görebilmek için, cismi ve çevresini sürekli olarak taramak zorundadırlar. Bir şeye baktığımız zaman gerçekte gördüğümüz, retina üzerinde oluşan birbirleriyle bağlantılı imgelerin hızla peş peşe sıralanmasıyla yapılanmıştır. Görsel sistemimizin işlevi, görsel bir uyarının fiziksel özelliklerini edilgen ve mekanik olarak kaydetmekle sınırlı değildir. Işıktan gelen duyusal izlenimleri etkin olarak anlamlı biçimlere dönüştürür. Görsel algılamayı yaratır.

Marketri Tekniğinde Temizlik ve Üst Yüzey İşlemleri

Ekim 19th, 2009

Kakma işlerin yüzeyleri, kakmalar üzerindeki kâğıtlar temizlendikten sonra sistre ve zımpara yapılarak üst yüzey işlemlerine hazırlanır. Kakma parçalarının elyaf yönleri birbirine ve fon kaplamasına göre değişik olacağından kullanılacak sistre çok keskin olmalı ve ince talaş çıkarılmalıdır.
Kaplama ile yapılan kakma işlerde renk verici etkisi fazla olan kaplamalar kullanılmış ise zımpara ile temizlik yapmak sakıncalıdır. Örneğin aynı yüzeyde kullanılan ceviz, paduk gibi kaplamalardan yapılmış kakma işin temizliğinde zımpara kullanılacak olursa beyaz olan akçaağaç kahverengi ve kırmızı renkte lekeler oluşur. Bu sakıncanın olmaması için iyi bilenmiş bir sistire kullanılmalıdır.

Üst yüzey işlemleri uygulanırken kakmalı yüzeyler yatay olarak konmalı ve ilk kata çok ince bir vernik atılmalıdır. Böylece renk dağılması yapan kaplamalar izole edilmiş olur. Sonra kabaran lifler 280-320 numara zımpara ile alınır. Daha sonra kalın vernik uygulaması yapılabilir. Eğer kakmalı tablalar dik veya eğik tutulur ve ilk defasında fazla vernik uygulaması yapılırsa paduk vb. ağaçlar atılan verniği boyayarak işin bozulmasına neden olurlar.

Çok eski zamanlardan beri uygulanan marketri yapım tekniği günümüzde hala canlılığını korumaktadır. Ancak gelişen teknoloji ve teknikler yeni makinaların kullanılması marketriciliği yeni boyutlar kazandırmıştır. Bir sanat değeri olmasa da değişik renkte boyalarla yapılan baskılar ile kakma görüntüsü verilen değişik işlere günümüzde sıkça rastlanmaktadır.
Günümüzde hala kullanılan marketri tekniği mobilya ve dekorasyonda vazgeçilmez bir süsleme sanatıdır. Özellikle yemek odası takımlarında ve yatak odası mobilyalarında çok çeşitli olarak marketri işçiliği yapılmaktadır. İşte bu ve benzer sanatların çağımız modern mobilyalarına adapte ederek insanların hem kullanım amaçlarına, hem de göz zevklerine hitap etmektedir.

Kaynakça
Afyonlu, S., Ağaç İşleri Takım ve Makine Bilgisi, İstanbul 1981
Başacar, T., Aras, R., Sönmez, A., Kakma ve Süsleme Motifleri, Yüksek Teknik Öğretmen Matbaası, Ankara 1982
Büyük Larousse, 15. Cilt, İstanbul 1986
Demiriz, Y., Erken Osmanlı Mimarisinde Süsleme, 1989
Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi Cilt 2, Marketri, İstanbul 1997
İlhan, R., Desen Röleve I Ders Notları, Muğla 1997
Şanıvar, N., Ağaç Kakmacılığı Ders Notları, Ankara 1967
Şanıvar, N., Zorlu, İ., Ağaç işleri Gereç Bilgisi, İstanbul 1987
Şen, S., Osmanlı ve Ahşap Sanatı, 1986
XVIII. Yüzyılda Rusya’da Marketri Sanatı, Ahşap Dergisi 1995 Şubat
Zorlu, İ., Ağaç İşleri Konstrüksiyon Bilgisi, 1995
erek insanların hem kullanım amaçlarına, hem de göz zevklerine hitap etmektedir.

Marketri Kaplamanın Hazırlanması ve Ahşap Levha Üzerine Yapıştırılması

Ekim 19th, 2009

Kaplamalardan yapılan marketri işleri sayılarının tek veya çok olmasına, iki veya daha çok ağaç cinsinden meydana gelmesine göre değişik usullerle yapılır. Buna göre kıl testeresi ile dik kesme veya eğik kesme yöntemlerinden biri uygun olarak kullanılır.

Bugün yapılan en yaygın kakma kaplamalarla yapılan kakmadır. Çalışma şekli; yapılacak işlerin sayılarının tek veya çok oluşuna, iki veya daha çok ağaç cinsinden meydana gelmesine göre değişir
Kıl testere kolları ile çalışırken özel olarak hazırlanmış marketri tezgâhları kullanılır. Bunlar ihtiyaca göre çeşitli şekillerde yapılmaktadır

Kıl testere testere koluna, dişleri aşağı doğru çekerken kesecek şekilde ve gerdirilerek bağlanır. Testereyi tutan kol dirsekten hareket ettirilerek ve testerenin dikey konumu hiç değiştirilmeden bütün kesimler yapılır. Bilhassa iki renkli marketri işlerinde kaplamalarda fire vermeden bir kesmede, iki adet kakmalı iş elde etmek için dik kesme yöntemi kullanılır. Bu ve benzeri işleri yapmak için, iki çeşit kaplama aralarına kaba kâğıt konarak kola ile üst üste yapıştırılır. Kola kuruduktan, sonra şekiller çizgilerden kesilir. Şekillerin kesilmesi bittikten sonra kaplamalar aralarındaki kâğıtlardan birbirinden, şerit testeresinden yapılmış kaplama bıçağı ile birbirinden ayrılır. Sonra açık renk kaplamalar koyu renk (fon); koyu renk kakmalar da açık renk zemin üzerindeki yerlerine konur, kola sürüldükten sonra bir kâğıtla yerlerine tutturulur. Kakmalı kaplamanın altındaki kâğıtlar bilinen usulle temizlenir ve kakmalı kaplama tablası üzerine tutkallanır.

Bir diğer yapım tekniğinde marketri her bir parça için seçilen uygun renkteki kaplamalardan ayrı ayrı kesilir. Buradan da anlaşılacağı gibi uygulanan bu yapım tekniğinde çok sayıda resim kullanmak gerekecektir. Aydınger kağıdı üzerine çini mürekkebi ile çizilen resim ozalit kağıdı ile istenilen sayıda çoğaltılabilir. Üzerine resim yapıştırılarak kesilen küçük parçalar yan yana getirildiğinde çok iyi alışmalı ve ek yerlerinde aralıklar kalmamalıdır. Numaralanan her parça için resimden kesilen kopya, ait olduğu kaplamanın üzerine kola ile yapıştırılmıştır. Her bir parça dik kesim tekniği ile kesilir ve resmi tamamlayan bütün parçalar, fon resim üzerine birleştirilir. Daha sonra fon kaplama üzerine kola ile yapıştırılır ve eğik kesim tekniği ile gömülmüştür. Bu teknikte hazırlanan kaplamaların ek yerlerinde aralıklar meydana gelebilmektedir. Ancak bu aralıklar kakmanın her tarafında aynı genişlikte olursa görüntü çok fazla çirkin olmaz
Bir resim çalışmasına benzeyen ve yukarıda yapım tekniği anlatılan bu tür kakma işlerinin yapımında başlangıçta önemsiz ve çok fazla ayrıntılı olmayan basit örneklerle çalışmalar (temrinler) yapılmalıdır. İşin uygulaması için gerekli beceri ancak uzun süreli çalışmalar sonucu elde edilebilir. Temrin sayısı ve alandaki beceri artıkça karmaşık ve ince işlere girme şansı artar.
Her değişik numara bir renk kaplamayı gösterir. Seçilecek kaplamanın renk ve cinsini saptamada yardımcı olması amacı ile numaralama işleminden önce, kakma resminin bir resim kâğıdına kopyasını alarak sulu boya ile boyamak suretiyle renk uyumu sağlanabilir. Bu şekilde renk ve cinsi saptanan resim numaralanır. Kesme işlemi de açıklanan kurala göre yapılır. Daha önce numaralanan her parça ayrı ayrı kesilerek asıl kaplamaya gömülür.
Kıl testeresi ile yapılan bir başka kakma tekniği daha vardır. Filato adı verilen dar kaplamalar kıl testeresi ile dik kesilerek asıl kaplamaya gömülebilir. Ancak bu amaç için kullanacak kaplamanın sağlam ve sık dokulu olması gerekir.
Genişliği 1- 35 mm arasında değişen, bir veya daha fazla değerli ağaç kaplamalarından elde edilmiş düz veya desenli kaplamalara filato adı verilmektedir. Filatolar yalnız kaplamadan yapılmayıp pirinç, bakır, alüminyum gibi yumuşak ve işlenmesi kolay metal levhalardan kesilmek suretiyle elde edilmektedirler. Hazır filatoların 20 mm’ den fazla olanlarını daha çok kenar suyu olarak kullanılmaktadır. Filatolar genel olarak kenarları 450 freze kaplamalı; ortası kök, ur, kuşgözü ve güzel desenli kaplamalardan meydana getirilen kompozisyonlarla kenar kaplaması ile ortadaki kaplamalar arasında kullanılmıştır. Burada yüz kaplamayı tablaya yapıştırma sırasında açıklık meydana gelebileceği gibi, hafif kaymalar yüzünden kenar kaplaması genişliklerinde de küçük farklılıklar ortaya çıkmıştır. Bazen kenardaki kaplama ile ortadaki kaplamayı birbirinden ayırıcı olarak da filato kullanılmıştır. Ayrıca, freze ve hafif desenli kaplamalarla kaplanan yüzeylerin monoton görünüşünü gidermek, bir canlılık ve hareket vermek için böyle yüzeylerin çeşitli şekillerde bölümlenmesinde de filato kullanılmıştır (Zorlu, 1995).
Parçalar yerine alıştırılıp oturtulduktan sonra üzerlerine bir kağıt yapıştırılır. Ek yerlerinde aralıklar var ise ters taraftan uygun renkte ve yapıştırmayı engellemeyecek bir macun ile kapatılır. Bu amaçla vernik ile hazırlanan macunlar kullanılmaz
Rozet harf ve sembol gibi küçük şekiller yerine kıl testeresi ile alıştırılabildiği gibi kaplama bıçağı ile de gömülebilir. Bunun için gömülecek şekil ilk önce kesilir, kenarları düzeltilir ve gömüleceği yere konularak sert bir kurşun kalem ile çizilir. Çizgilere göre kaplama bıçağı ile kesilen kaplamadan gereksiz parçalar çıkartılır. Açılan yuvaya önceden hazırlanan kakma parçası tutkallanır diğerleri.,

Marketri yapımında da çiçekler ve yapraklar çok kullanılır. Daha ziyade doğal formunu muhafaza ederek stilize edilen yaprak motifleri oldukça yaygın bir şekilde kullanılmıştır. Genelde her çiçek kendi yaprağıyla doğal halinde motiflendirilmiştir.

16. yüzyıla kadar Türk mimarisi ve geleneksel el sanatlarında insan ve hayvan motifleri çok yoğun bir şekilde kullanılmıştır. Daha sonraları bitkisel motifler ağırlık kazanmıştır. Ancak 18. Yüzyıldan sonra yavaş yavaş kaybolmaya başlamıştır. İslamiyetin kabulünden önce uzak doğu etkisinde insan ve özellikle dragon, ejderha gibi mitolojik figürler oldukça fazla kullanılmıştır. Daha sonraları insan figürleri hemen hemen tamamen terk edilmiş ve hayvanlara ait stilize motiflere az da olsa yer verilmiştir.
Marketri sanatında en çok uygulanan motifler geometrik esaslara dayanmaktadır. Tek eksen üzerinde basit bordürler geliştirmişlerdir. Malzeme değişikliği ve çizgilerle kesilmek suretiyle desen zenginliği sağlanabilmektedir. Türk-İslam Sanatında geometrik motif olarak, sekizgenler, üçgenler ve yıldızlar çok kullanılmıştır. Yıldızlar genellikle köşe ve kol sayısına göre sınıflandırılırlar. Daha çok süslemelerde üç, dört ve beş kollu yıldızlar kullanılmıştır

Kakma kompozisyonlarının preslenmesi sırasında eğer kaplamalar birbirinden farklı kalınlıkta ise kalın kaplamalar zımparalanmalıdır. Ancak büyük ölçülerdeki, kakma işlerinde kaplama kalınlık farklılıkları bu yolla giderilemez. Bu nedenle yapıştırma esnasında birkaç kat kaba kağıt veya kurutma kağıdı gibi yumuşak gereçler konulursa daha düzgün bir yapışma elde edilir. Presleme işlemi bittikten sonra kakmalar üzerindeki kâğıtlar temizlendikten sonra sistire ve zımparalama yapılarak kompozisyon üst yüzey işlemlerine hazır hale getirilir.

Marketri Kaplamanın Hazırlanması ve Ahşap Levha Üzerine Yapıştırılması

Ekim 19th, 2009

Kaplamalardan yapılan marketri işleri sayılarının tek veya çok olmasına, iki veya daha çok ağaç cinsinden meydana gelmesine göre değişik usullerle yapılır. Buna göre kıl testeresi ile dik kesme veya eğik kesme yöntemlerinden biri uygun olarak kullanılır.

Bugün yapılan en yaygın kakma kaplamalarla yapılan kakmadır. Çalışma şekli; yapılacak işlerin sayılarının tek veya çok oluşuna, iki veya daha çok ağaç cinsinden meydana gelmesine göre değişir
Kıl testere kolları ile çalışırken özel olarak hazırlanmış marketri tezgâhları kullanılır. Bunlar ihtiyaca göre çeşitli şekillerde yapılmaktadır

Kıl testere testere koluna, dişleri aşağı doğru çekerken kesecek şekilde ve gerdirilerek bağlanır. Testereyi tutan kol dirsekten hareket ettirilerek ve testerenin dikey konumu hiç değiştirilmeden bütün kesimler yapılır. Bilhassa iki renkli marketri işlerinde kaplamalarda fire vermeden bir kesmede, iki adet kakmalı iş elde etmek için dik kesme yöntemi kullanılır. Bu ve benzeri işleri yapmak için, iki çeşit kaplama aralarına kaba kâğıt konarak kola ile üst üste yapıştırılır. Kola kuruduktan, sonra şekiller çizgilerden kesilir. Şekillerin kesilmesi bittikten sonra kaplamalar aralarındaki kâğıtlardan birbirinden, şerit testeresinden yapılmış kaplama bıçağı ile birbirinden ayrılır. Sonra açık renk kaplamalar koyu renk (fon); koyu renk kakmalar da açık renk zemin üzerindeki yerlerine konur, kola sürüldükten sonra bir kâğıtla yerlerine tutturulur. Kakmalı kaplamanın altındaki kâğıtlar bilinen usulle temizlenir ve kakmalı kaplama tablası üzerine tutkallanır.

Bir diğer yapım tekniğinde marketri her bir parça için seçilen uygun renkteki kaplamalardan ayrı ayrı kesilir. Buradan da anlaşılacağı gibi uygulanan bu yapım tekniğinde çok sayıda resim kullanmak gerekecektir. Aydınger kağıdı üzerine çini mürekkebi ile çizilen resim ozalit kağıdı ile istenilen sayıda çoğaltılabilir. Üzerine resim yapıştırılarak kesilen küçük parçalar yan yana getirildiğinde çok iyi alışmalı ve ek yerlerinde aralıklar kalmamalıdır. Numaralanan her parça için resimden kesilen kopya, ait olduğu kaplamanın üzerine kola ile yapıştırılmıştır. Her bir parça dik kesim tekniği ile kesilir ve resmi tamamlayan bütün parçalar, fon resim üzerine birleştirilir. Daha sonra fon kaplama üzerine kola ile yapıştırılır ve eğik kesim tekniği ile gömülmüştür. Bu teknikte hazırlanan kaplamaların ek yerlerinde aralıklar meydana gelebilmektedir. Ancak bu aralıklar kakmanın her tarafında aynı genişlikte olursa görüntü çok fazla çirkin olmaz
Bir resim çalışmasına benzeyen ve yukarıda yapım tekniği anlatılan bu tür kakma işlerinin yapımında başlangıçta önemsiz ve çok fazla ayrıntılı olmayan basit örneklerle çalışmalar (temrinler) yapılmalıdır. İşin uygulaması için gerekli beceri ancak uzun süreli çalışmalar sonucu elde edilebilir. Temrin sayısı ve alandaki beceri artıkça karmaşık ve ince işlere girme şansı artar.
Her değişik numara bir renk kaplamayı gösterir. Seçilecek kaplamanın renk ve cinsini saptamada yardımcı olması amacı ile numaralama işleminden önce, kakma resminin bir resim kâğıdına kopyasını alarak sulu boya ile boyamak suretiyle renk uyumu sağlanabilir. Bu şekilde renk ve cinsi saptanan resim numaralanır. Kesme işlemi de açıklanan kurala göre yapılır. Daha önce numaralanan her parça ayrı ayrı kesilerek asıl kaplamaya gömülür.
Kıl testeresi ile yapılan bir başka kakma tekniği daha vardır. Filato adı verilen dar kaplamalar kıl testeresi ile dik kesilerek asıl kaplamaya gömülebilir. Ancak bu amaç için kullanacak kaplamanın sağlam ve sık dokulu olması gerekir.
Genişliği 1- 35 mm arasında değişen, bir veya daha fazla değerli ağaç kaplamalarından elde edilmiş düz veya desenli kaplamalara filato adı verilmektedir. Filatolar yalnız kaplamadan yapılmayıp pirinç, bakır, alüminyum gibi yumuşak ve işlenmesi kolay metal levhalardan kesilmek suretiyle elde edilmektedirler. Hazır filatoların 20 mm’ den fazla olanlarını daha çok kenar suyu olarak kullanılmaktadır. Filatolar genel olarak kenarları 450 freze kaplamalı; ortası kök, ur, kuşgözü ve güzel desenli kaplamalardan meydana getirilen kompozisyonlarla kenar kaplaması ile ortadaki kaplamalar arasında kullanılmıştır. Burada yüz kaplamayı tablaya yapıştırma sırasında açıklık meydana gelebileceği gibi, hafif kaymalar yüzünden kenar kaplaması genişliklerinde de küçük farklılıklar ortaya çıkmıştır. Bazen kenardaki kaplama ile ortadaki kaplamayı birbirinden ayırıcı olarak da filato kullanılmıştır. Ayrıca, freze ve hafif desenli kaplamalarla kaplanan yüzeylerin monoton görünüşünü gidermek, bir canlılık ve hareket vermek için böyle yüzeylerin çeşitli şekillerde bölümlenmesinde de filato kullanılmıştır (Zorlu, 1995).
Parçalar yerine alıştırılıp oturtulduktan sonra üzerlerine bir kağıt yapıştırılır. Ek yerlerinde aralıklar var ise ters taraftan uygun renkte ve yapıştırmayı engellemeyecek bir macun ile kapatılır. Bu amaçla vernik ile hazırlanan macunlar kullanılmaz
Rozet harf ve sembol gibi küçük şekiller yerine kıl testeresi ile alıştırılabildiği gibi kaplama bıçağı ile de gömülebilir. Bunun için gömülecek şekil ilk önce kesilir, kenarları düzeltilir ve gömüleceği yere konularak sert bir kurşun kalem ile çizilir. Çizgilere göre kaplama bıçağı ile kesilen kaplamadan gereksiz parçalar çıkartılır. Açılan yuvaya önceden hazırlanan kakma parçası tutkallanır diğerleri.,

Marketri yapımında da çiçekler ve yapraklar çok kullanılır. Daha ziyade doğal formunu muhafaza ederek stilize edilen yaprak motifleri oldukça yaygın bir şekilde kullanılmıştır. Genelde her çiçek kendi yaprağıyla doğal halinde motiflendirilmiştir.

16. yüzyıla kadar Türk mimarisi ve geleneksel el sanatlarında insan ve hayvan motifleri çok yoğun bir şekilde kullanılmıştır. Daha sonraları bitkisel motifler ağırlık kazanmıştır. Ancak 18. Yüzyıldan sonra yavaş yavaş kaybolmaya başlamıştır. İslamiyetin kabulünden önce uzak doğu etkisinde insan ve özellikle dragon, ejderha gibi mitolojik figürler oldukça fazla kullanılmıştır. Daha sonraları insan figürleri hemen hemen tamamen terk edilmiş ve hayvanlara ait stilize motiflere az da olsa yer verilmiştir.
Marketri sanatında en çok uygulanan motifler geometrik esaslara dayanmaktadır. Tek eksen üzerinde basit bordürler geliştirmişlerdir. Malzeme değişikliği ve çizgilerle kesilmek suretiyle desen zenginliği sağlanabilmektedir. Türk-İslam Sanatında geometrik motif olarak, sekizgenler, üçgenler ve yıldızlar çok kullanılmıştır. Yıldızlar genellikle köşe ve kol sayısına göre sınıflandırılırlar. Daha çok süslemelerde üç, dört ve beş kollu yıldızlar kullanılmıştır

Kakma kompozisyonlarının preslenmesi sırasında eğer kaplamalar birbirinden farklı kalınlıkta ise kalın kaplamalar zımparalanmalıdır. Ancak büyük ölçülerdeki, kakma işlerinde kaplama kalınlık farklılıkları bu yolla giderilemez. Bu nedenle yapıştırma esnasında birkaç kat kaba kağıt veya kurutma kağıdı gibi yumuşak gereçler konulursa daha düzgün bir yapışma elde edilir. Presleme işlemi bittikten sonra kakmalar üzerindeki kâğıtlar temizlendikten sonra sistire ve zımparalama yapılarak kompozisyon üst yüzey işlemlerine hazır hale getirilir.

1.Marketri Tekniğinde Temizlik ve Üst Yüzey İşlemleri
Kakma işlerin yüzeyleri, kakmalar üzerindeki kâğıtlar temizlendikten sonra sistre ve zımpara yapılarak üst yüzey işlemlerine hazırlanır. Kakma parçalarının elyaf yönleri birbirine ve fon kaplamasına göre değişik olacağından kullanılacak sistre çok keskin olmalı ve ince talaş çıkarılmalıdır.
Kaplama ile yapılan kakma işlerde renk verici etkisi fazla olan kaplamalar kullanılmış ise zımpara ile temizlik yapmak sakıncalıdır. Örneğin aynı yüzeyde kullanılan ceviz, paduk gibi kaplamalardan yapılmış kakma işin temizliğinde zımpara kullanılacak olursa beyaz olan akçaağaç kahverengi ve kırmızı renkte lekeler oluşur. Bu sakıncanın olmaması için iyi bilenmiş bir sistire kullanılmalıdır.

Üst yüzey işlemleri uygulanırken kakmalı yüzeyler yatay olarak konmalı ve ilk kata çok ince bir vernik atılmalıdır. Böylece renk dağılması yapan kaplamalar izole edilmiş olur. Sonra kabaran lifler 280-320 numara zımpara ile alınır. Daha sonra kalın vernik uygulaması yapılabilir. Eğer kakmalı tablalar dik veya eğik tutulur ve ilk defasında fazla vernik uygulaması yapılırsa paduk vb. ağaçlar atılan verniği boyayarak işin bozulmasına neden olurlar.

Çok eski zamanlardan beri uygulanan marketri yapım tekniği günümüzde hala canlılığını korumaktadır. Ancak gelişen teknoloji ve teknikler yeni makinaların kullanılması marketriciliği yeni boyutlar kazandırmıştır. Bir sanat değeri olmasa da değişik renkte boyalarla yapılan baskılar ile kakma görüntüsü verilen değişik işlere günümüzde sıkça rastlanmaktadır.
Günümüzde hala kullanılan marketri tekniği mobilya ve dekorasyonda vazgeçilmez bir süsleme sanatıdır. Özellikle yemek odası takımlarında ve yatak odası mobilyalarında çok çeşitli olarak marketri işçiliği yapılmaktadır. İşte bu ve benzer sanatların çağımız modern mobilyalarına adapte ederek insanların hem kullanım amaçlarına, hem de göz zevklerine hitap etmektedir.

Kaynakça
Afyonlu, S., Ağaç İşleri Takım ve Makine Bilgisi, İstanbul 1981
Başacar, T., Aras, R., Sönmez, A., Kakma ve Süsleme Motifleri, Yüksek Teknik Öğretmen Matbaası, Ankara 1982
Büyük Larousse, 15. Cilt, İstanbul 1986
Demiriz, Y., Erken Osmanlı Mimarisinde Süsleme, 1989
Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi Cilt 2, Marketri, İstanbul 1997
İlhan, R., Desen Röleve I Ders Notları, Muğla 1997
Şanıvar, N., Ağaç Kakmacılığı Ders Notları, Ankara 1967
Şanıvar, N., Zorlu, İ., Ağaç işleri Gereç Bilgisi, İstanbul 1987
Şen, S., Osmanlı ve Ahşap Sanatı, 1986
XVIII. Yüzyılda Rusya’da Marketri Sanatı, Ahşap Dergisi 1995 Şubat
Zorlu, İ., Ağaç İşleri Konstrüksiyon Bilgisi, 1995
erek insanların hem kullanım amaçlarına, hem de göz zevklerine hitap etmektedir.

Marketri yapım tekniği

Ekim 19th, 2009

Marketri İşlerini Hazırlama Yöntemleri
Kıl testeresi ile hazırlanan kakma işlerde iki türlü kesme tekniği vardır Bunlar:
a)Dik kesme.
b)Eğik kesme adını alırlar.

A.Dik Kesme
Çalışma esnasında kıl testeresi ile kaplama yüzeyi arasında 90° lik bir açı bulunur. Üst üste bulunan değişik renkli 900’lik açı ile iki parça böyle kesildikten sonra yan yana getirilince aralarında testere kalınlığı kadar bir aralık kalır. Hassas olmayan çalışmalarda bu teknik çok kullanılır. Çok sayıda renkli kamaları bir defada keserek alıştırmak ve aralarından lüzumsuzları çıkararak diğerlerini kullanmak en kolay marketri hazırlama tekniğidir

B.EÄŸik kesme
Kıl testeresi belirli bir açı altında eğik tutularak kullanılan yöntemdir. Eğik kesimde eğim tam verilirse (750 – 800) kaplamalar arasında hiçbir boşluk kalmaz. Eğik kesme tekniği ile iki veya daha fazla sayıdaki kaplamaları bir defa da yan yana alıştırmak mümkündür. Ancak bu teknikle çalışmak, dik kesmede olduğu kadar kolay değildir çok sayıda temrin yapmak sabırla ve dikkatle çalışmak gerekir.
Eğim açısı tayin etmek önemli bir husustur. Fon (zemin) olarak kullanılacak kaplamanın altındaki ve üstündeki kaplamalar kesildikten sonra aynı ara kesit üzerinde birleşmeli ve aralarında açıklıklar bulunmamalıdır. Eğim açısı; kaplamaların kalınlıklarına ve sayısına göre değişir, açı büyük olursa ek yerlerinde açıklıklar olur. Çok yatık kesmelerde ise, üst kaplama yuvasına girmeyen bir kama halini alır. Yapılan temrin sayısı arttıkça, doğru eğim açısı ile çalışmak kolaylaşır ve zamanla bir alışkanlık haline gelir. Kesilmek üzere üst üste yapıştırılan kaplamaların sayısı arttıkça kesme işlemi de güçleşir sanat eseri.


MARKETRİ NEDİR

Ekim 19th, 2009

Değişik renklerdeki ahşap, kimi zamanda metal yada başka gereçleri çeşitli desenler oluşturacak tarzda ince tabaka yada kakma biçiminde ağaç eşyalar üzerine uygulama sanatı veya başka bir değişle masif yada kaplamalı yüzeylere, değişik renkte masif, ağaç kaplama, sedef, bağa (kaplumbağa kabuğu) fildişi, metal vb. ile gömülerek yapılan bir süsleme sanatıdır Bu işi yapana kakmacı, işlemin kendisine de kakmacılık denir .Güzel desenli çok ince bir tahta levhanın düzgün ve sağlam tahta bir yüzeye tutkalla yapıştırılması da ahşap  kaplamadır..Gerçekten de bazı ağaçların sert ve sağlam odunu vardır.Kapı gibi yapı öğelerinin ya da mobilyaların yapımına elverişlidir; ama görünümü, rengi ya da damarlarının deseni istenildiği kadar güzel olmayabilir. Alttaki bu sağlam yüzeyi daha nitelikli ve güzel görünümlü bir ağaç levhayla gizlemeye dayanan ahşap kaplama çok eski bir tekniktir. Eski Mısırlılar 6.000 yıl önce bu tekniği mumya sandıklarına uyguluyorlardı.

AhÅŸap kaplamacılığı 17. yüzyılda Fransız mobilyacılar tarafından geliÅŸtirilerek ve mar-ketri gibi baÅŸka mobilyacılık tekniklerine uyarlanarak Avrupa’da yeniden canlandırıldı. Marketri, deÄŸiÅŸik renklerdeki kaplama levhalarından kesilmiÅŸ parçaların , desen oluÅŸturacak biçimde tahta bir yüzeye yapıştırılmasıdır.. Bu bezeme sanatı XVI. Louis zamanında (18. yüzyılda) Fransa’ da çok yaygındi. İtalyan mobilya_ ustaları renk renk kaplama parçalarıyla manzara resimleri oluÅŸturarak marketri tekniÄŸini gerçek bir resim sanatına dönüştürdüler. Bu ülkede 14. yüzyılda baÅŸlayan ve intarsia adıyla bilinen marketri bugün bile bir el sanatı olarak önemini korumaktadır.

Üçgen, yıldız gibi geometrik biçimler ya da ince şeritler halinde kesilen ve damarları ters yöne bakacak biçimde yerleştirilen ahşap kaplamalara parketri denir. Bugün taban döşemesi olarak kullanılan parke kaplamalar bu tekniğin günümüzdeki uzantısıdır. Güzel desenli bir ağaç parçasının ya da metal, fildişi, sedef gibi başka bir gerecin, süslenecek mobilyaların yüzeyinde açılmış oyuk ya da yivlere yerleştirilmesine ise kakmacılık denir.
Çok eski zamanlardan beri uygulanan marketri yapım tekniği günümüzde de hala canlılığını korumaktadır. Ancak gelişen teknoloji ve teknikler yeni makinaların kullanılması kakmacılığa yeni boyutlar kazandırmıştır.Geçme tekniğinin yanı sıra Osmanlı çağı ağaç işlerinde kakma tekniğinden de yararlanılmıştır. Tahta, sedef ve fildişi kakma diye gruplara ayrılan bu teknikte desenler perdahlanmış ağaç yüzeyine ince bir kalemle çizilmiş ve sonra açılan yuvalara da titizlikle kakmalar yerleştirilmiştir. Kakma tekniğinde yüzey düzlüğüne özen gösterilmiş, bazı örneklerde taşkın parçalarla karşılaşılmıştır. Genellikle kakmalar zeminden cins ve renk olarak ayrılmış böylece birbirine karşıt dekoratif şekiller ortaya çıkmıştır

Memleketimizde de Osmanlı İmparatorluğu devrinde yapılmış mücevher ve tuvalet kutuları, rahle, masa, sehpa, taht, bağlamada marketri işçiliğinin güzel örneklerini görebiliriz. Gaziantep ve Kilis gibi güneydoğu şehirlerimizde sedef kakmacılığı çok yaygın bir haldedir.
Bugün Amerika Birleşik Devletlerinde el işçiliğinin çok pahalı olması dolayısı ile bazı büyük firmalar modern dekupaj makineleri ile seri halde marketri işleri yapmaktadır. Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin birçoğunda ise kakmacılık yeniden değer kazanmaya başlamıştır. Çok sayıda kaplama kesebilen dekupaj makineleri geliştirilmiş ve özel marketri takımları yapılmıştır.

KAPLAMANIN GÜNÜMÜZDEKİ YERİ

Ekim 19th, 2009

Ahşap hammaddesinin gün geçtikçe kullanım alanı genişlemektedir. Ağaçtan daha iyi yararlanabilmek için değişik yöntemler kullanılır. Bu yöntemlerden biri de ahşap kaplama üretimidir. Ahşap kaplama üretiminin amacı ağacı işleyerek daha elverişli bir kalıba sokmak, kıymetli ağaçları en iyi şekilde değerlendirmektir. Kaplama levhaları değişik amaçlar ile kullanılmaktadır. Ahşap kaplamalar teknik, estetik ve ekonomik nedenlerle kullanılır.
Ahşap kaplamalar değişik yöntemlerle elde edilir. Bunlar biçme, kesme ve soyma gibi yöntemlerdir. Kaplamalar ince ahşap levhalardır. Dış kapı imalatında, iç mimaride, müzik aletleri yapımında kullanılan kaplamalar biçme yöntemi ile üretilmektedir. Mobilya ve duvar panolarında dekoratif maksatlar için kullanılan kaplamalar kesme yöntemi ile üretilir. Kontrplak üretiminde kullanılan kaplamalar ise soyma yöntemi ile elde edilir.
Eski çağlardan beri insanlar her zaman süslemeye çok önem vermişlerdir. Bunun içinde çok değişik yöntemler kullanılmışlardır. Geçmişten günümüze kadar gelmiş olan kakma ve marketri tekniği halen her türlü mobilyada karşımıza çıkmaktadır. Yıllardır uygulanan bu sanat günümüzde gelişen teknoloji ile daha kolay ve daha estetik bir biçimde yapılabilmektedir.
Ağaç işleri endüstrisinde kakma ve süsleme motifleri ile ilgili kaynakların yetersiz olması, konuya ilgi duyanların kaynak bulmada güçlüklerle karşılamalarına neden olmuştur. Geçmişteki ustalar marketri tekniğini nasıl ve ne gibi aletlerle yaptıklarını bilememekteyiz. Sadece günümüze kadar gelmiş eski eserleri incelediğimizde, fazla olmasa da belli başlı bilgiler edinebilmekteyiz.

ahşap sanatı

DİĞER CAM ŞEKiLLENDİRME TEKNİKLERİ

Ekim 19th, 2009

CAM BOYAMA TEKNİĞİ
Bu teknikte cam ışık yardımı ile boyanmaktadır. Cam üzerine iÅŸlenen figürler ışık yardımı ile hayata getirilmektedir. Bu tekniÄŸin diÄŸer boyama tekniklerinden farkı yapılan resimlerin hiçbir etki ile solmaması, adeta ölümsüzleÅŸmesidir. En eski boyama vitray örneÄŸi Almanya’daki Lorsch kilisesine aittir (9. veya 10. yüzyıl). Bu tekniÄŸin geliÅŸmesinde manastırlardaki keÅŸiÅŸlerin payı büyüktür. Tegernsee manastırı çok büyük bir cam atölyesine sahipti. KeÅŸiÅŸ Warner da bu manastırda yetiÅŸmiÅŸ ve meÅŸhur Augsburger pencerelerini (11. yüzyıl) yapmıştır. Ama bu tekniÄŸin en mükemmel örneÄŸi şüphesiz ki St. Jans kilisesi (16. yüzyıl) ile Delft kilisesidir (20. yüzyıl).

FÜZYON (Eritme) VİTRAY
Füzyon Vitray, parça camların, uygun bir fırında ve uygun bir sıcaklıkta eritilmesi işlemidir. Birinci etapta düz bir yüzey elde edilir. İkinci etapta ise bu düz parçaya kalıplar yardımı ile form verilir. Burada önemli olan camların bir arada eriyebilmesidir. Çünkü her camın kendine has bir genleşme katsayısı vardır. Bu önemli husus göz ardı edildiği takdirde genleşme katsayılarının farkına bağlı olarak üretilen parça er ya da geç parçalanacaktır.
CAM BONCUK YAPIMI
Camı eritmek, açık ateş üzerinde form vermek adeta onu yönetmek insan üzerinde hipnotize edici bir etki yaratmakta ve günden güne cam dünyasında popüler olmaktadır.
Hızlı yaşamın ve fabrikasyon boncukların olumsuz etkisine rağmen cam boncuk yapımı günden güne layık olduğu değeri tekrar almaktadır.
PÂTE DE VERRE TEKNİĞİ
Bu teknik yardımı ile çeşitli renklerde ve irilikteki cam tozlarını kalıplar yardımı ile fırınlanmakta ve hayal gücünüzün sınırları dahilinde her türlü objeyi üretebilmektesiniz.
KALIPLA CAM ŞEKİLLENDİRME
Tasarlayacağınız kilden bir modelin kalıbı çıkartılır. Cam parçaları kalıba yerleştirilip yüksek ısıda fırınlanır. Cam parçaları eriyerek hazırladığınız modelin şeklini alır. Bu teknik yardımı ile yaratıcılığınızın sınırlarını test edebilirsiniz.
RAKU TEKNİĞİ
Geleneksel Japon seramik sırlama tekniğine verilen addır.
İlk aşamada pişirilen seramikler raku tekniği ile sırlanırlar. Bu tekniği uygularken, seramik bir objenin her aşamada nasıl bir sanat eserine dönüştüğünün tanığı olacaksınız.

sanat | sanat evi

MOZAİK VİTRAY

Ekim 19th, 2009

Uygulama Alanları :
Evlerde, otellerde,  ve birçok mekanda  özellikle duvar dekorasyonunda kullanılmaktadır. Işıklı duvar panoları, tabloları, masa, sehpa, abajur, küçük hediyelik eşyalarda kullanılır.
Kullanlılan Malzemeler:
Fon camı, renkli camlar, mozaik cam kesici veya elmas, pense, yapıştırıcı malzeme (vernik, silikon yada mozafix), fırça, cımbız, derz dolgu maddesi, siyah toz boya.
Yapılışı:
Eskiz çizilip renklendirilir. Sonra fon camının altına yerleÅŸtirilir.  Siyah ispirtolu kalemle fon camının üzerine  kontür çizgileri çizilir. Renkli camlar istenilen ebatta ( 0,5×0,5cm  - 1×1cm – 1,5×1,5cm gibi) mozaik cam kesici ve /veya elmas ile karelaj olarak kesilir. Fon camı yüzeyine  yapıştırıcı  malzeme (silikon, vernik, mozafix gibi) sürülerek (yüzeyin tümü deÄŸil küçük bir bölümüne fırça yardımıyla sürülür, yoksa yapıştırıcı kuruyarak iÅŸe yaramaz hale gelir.) kesilen renkli camlar eskizdeki desen ve renklere göre yapıştırılır (aralarında bir-iki mm boÅŸluk bırakılır) ve kurumaya bıraklılır . Kuruduktan sonra içine toz boya karıştırılarak hazırlanmış derz dolgu maddesi tatbik edilir. Dolgu maddesi kurumaya bırakılır. Daha sonra vitray temizlenir. İstenirse üzerine koruyucu cam konularak montaj yapılır.
Vitray Yapmanın püf noktaları :
·    Vitray yapmak zevkli bir uğraştır. Ama dikkatli olunmadığı takdirde istenmeyen kazalar olabilir.
Camın kenarlarının çok Keskin olduğunu aklınızdan çıkarmayın!!!
·    Rodajlama esnasında cam çapaklarının gözünüze kaçmamasına dikkat edin! (varsa rodaj makinenizin cam/fiber koruma kapağını takınız, yoksa koruyucu gözlük kullanınız.)
·    Lehim yaparken lehim makinesinin çok sıcak olduğunu unutmayın! Lehimi havyayla eritirken oluşan küçük baloncukların gözünüze sıçramaması için yüzünüzü uzak tutun. Çıkacak dumanı solumamak için ağız ve burnunuzu maske ile kapatın!
·    Lehim pastası, lehim suyu, patina asidi (karartma suyu) gibi kimyasalları kullanırken eldiven kullanmaya , gözle temas etmemesine özen gösterin!

·    Vitray yapmanın en önemli noktası  cam kesimi diyebiliriz. (Cam kesimi ile ilgili aşağıdaki görselleri inceleyin.)
·    Camı elmasla çizginin iç tarafından kesmeye özen gösterin.
·    Cam’ların kenarlarını yani çapaklarını cam eğesi veya taşlama motoru ile tamamen temizleyip desenin  üzerine koyduğunuz zaman aralarında çok az boşluk olması gerekir. (yoksa desen tam oturmaz şişme yapar). Bu boşluk bakır folyo kalınlığı ile kapanacaktır.
·    Bakır folyo camın kalınlığından en az 2mm daha geniş olmalıdır. Camların etrafına folyo dönmeden önce bir bezle temizleyip , imkan varsa hafif ısıtın (sıcak bir yüzey üzerinde örneğin: kalorifer peteği. Isıtılmış cama folyo çok daha iyi yapışarak vitrayınızın daha sağlam olmasını sağlayacaktır.) Bakır folyonun alt yapışkanlı kısmındaki kağıdı kaldırıp cam’ı dik tutup bir uçtan bakır folyonun yapışkanlı kısmını tam ortalayıp sağ ve sol’da eşit miktarda yapışkanlı kısım kalacak şekilde yapıştırın. Camın kenarlarını bakır folyo ile sarıp, sağda ve solda fazla kalan kenarlarıda camın üstüne ve altına kıvırıp iyice yapıştırın. Bir tahta veya sert bir aletlede bakır folyo (bantı) iyice ezin.
·    Bakır folyonun üstü çabuk oksitleneceğinden (kararacağından) fazla bekletmeden lehimleme işlemine geçilmesi gerekir. Aksi taktrirde oksitlenen yüzeyler lehim tutmayacaktır.
·    Patina (karartma) işlemine geçmeden önce vitrayı cam sil ile ve/veya ılık suda deterjan ve sünger ile temizleyiniz.
·    Patina işlemide bittikten sonra tekrar deterjanlı su veya cam sille temizleyip bastırmadan kurulayın.
Vitrayı ters çevirirken / kaldırırken dengeli tutmaya özen gösterin.sanat

KURŞUNLU VİTRAY 

Ekim 19th, 2009

Uygulama Alanları :
Evlerde, otellerde,  ve birçok mekanda kapı camları, pencere camları, merdiven boÅŸluÄŸu pencereleri, mutfak – banyo dolap kapakları, tavan camları – kubbe, ışıklı duvar panoları, ayırıcı paneller -paravanlar – seperatörler, lamba – abajur – aplik vs… dekorasyon ve aydınlatma amaçlı kullanılmaktadır.
Kullanlılan Malzemeler:
Beyaz ince karton ve aydınger kağıdı, kurşun makası, renkli camlar, Cam kesme elması, Cam pensesi, Cam çapaklarını temizlemek için cam törpüsü veya rodaj makinesi, kurşun çubuklar, kurşun bıçağı, Lehim pastası, Lehim (60/40), Havya (80w veya 100w), oksid temizleme suyu, Çekiç, Cam çivisi. Tahta çıtalar.

Yapılışı:
Yapılması tasarlanan eskiz, aydınger kağıdına çizilip renklendirilir ve her bir parça tek tek numaralandırılıp kartona kopya edilir. Daha sonra parçalar kurşun makası yardımıyla kesilir. (Makasın arası 1.8 veya 2 mm boşluk vererek kestiği için kurşunun kalınlığını düşerek vitray’ın ölçü dışına taşması önlenmiş olur.) Kesilen bu karton kalıplar ile renkli camlar, Cam elması ve cam pensesi kullanarak kesilir. Kesilen camların çapakları el törpüsü yada rodaj makinesi yardımıyla alınır ve kağıt üzerindeki eskize yerleştirerek ölçüleri kontrol edilir. Eskiz, çalışma tezgahının üzerine önce iki köşesinden tahta çıtalarla çivilenerek sabitlenir. Daha sonra vitrayın (köşeden başlayarak) örme işlemine geçilir. Camlar ardı ardına kurşun çubuk profillerine geçirilir. Kurşunlar kurşun bıçağı ile ahşap tezgah üzerinde bastırılarak kesilir ve kesilen ucu törpülenir. Her parça cam etrafı kurşunla dönüldükten sonra çivi ile sabitlenerek işleme devam edilir. Bu işlem bittikten sonra eskizin diğer köşeleri de ahşap çıtayla sabitlenir ve vitrayın ölçüye uygunluğu son kez kontrol edilir ve kurşunların birleşme uçlarına lehim pastası sürüldükten sonra havya ve lehim yardımıyla birleştirilir. Ön yüzü bittikten sonra vitrayın arka yüzeyi de aynı şekilde lehimlenir. Kurşunların kenarları  yuvarlak uçlu sert bir cisimle ezilerek vitray sağlamlaştırılır. Daha sonra lehimlenen noktaların rütuşu ve temizliği yapılarak montaja hazır hale getirilir.sanat