Etiket ‘sanat’

Marketri yapım tekniği

Ekim 19th, 2009

Marketri İşlerini Hazırlama Yöntemleri
Kıl testeresi ile hazırlanan kakma işlerde iki türlü kesme tekniği vardır Bunlar:
a)Dik kesme.
b)Eğik kesme adını alırlar.

A.Dik Kesme
Çalışma esnasında kıl testeresi ile kaplama yüzeyi arasında 90° lik bir açı bulunur. Üst üste bulunan değişik renkli 900’lik açı ile iki parça böyle kesildikten sonra yan yana getirilince aralarında testere kalınlığı kadar bir aralık kalır. Hassas olmayan çalışmalarda bu teknik çok kullanılır. Çok sayıda renkli kamaları bir defada keserek alıştırmak ve aralarından lüzumsuzları çıkararak diğerlerini kullanmak en kolay marketri hazırlama tekniğidir

B.EÄŸik kesme
Kıl testeresi belirli bir açı altında eğik tutularak kullanılan yöntemdir. Eğik kesimde eğim tam verilirse (750 – 800) kaplamalar arasında hiçbir boşluk kalmaz. Eğik kesme tekniği ile iki veya daha fazla sayıdaki kaplamaları bir defa da yan yana alıştırmak mümkündür. Ancak bu teknikle çalışmak, dik kesmede olduğu kadar kolay değildir çok sayıda temrin yapmak sabırla ve dikkatle çalışmak gerekir.
Eğim açısı tayin etmek önemli bir husustur. Fon (zemin) olarak kullanılacak kaplamanın altındaki ve üstündeki kaplamalar kesildikten sonra aynı ara kesit üzerinde birleşmeli ve aralarında açıklıklar bulunmamalıdır. Eğim açısı; kaplamaların kalınlıklarına ve sayısına göre değişir, açı büyük olursa ek yerlerinde açıklıklar olur. Çok yatık kesmelerde ise, üst kaplama yuvasına girmeyen bir kama halini alır. Yapılan temrin sayısı arttıkça, doğru eğim açısı ile çalışmak kolaylaşır ve zamanla bir alışkanlık haline gelir. Kesilmek üzere üst üste yapıştırılan kaplamaların sayısı arttıkça kesme işlemi de güçleşir sanat eseri.


MARKETRİ NEDİR

Ekim 19th, 2009

Değişik renklerdeki ahşap, kimi zamanda metal yada başka gereçleri çeşitli desenler oluşturacak tarzda ince tabaka yada kakma biçiminde ağaç eşyalar üzerine uygulama sanatı veya başka bir değişle masif yada kaplamalı yüzeylere, değişik renkte masif, ağaç kaplama, sedef, bağa (kaplumbağa kabuğu) fildişi, metal vb. ile gömülerek yapılan bir süsleme sanatıdır Bu işi yapana kakmacı, işlemin kendisine de kakmacılık denir .Güzel desenli çok ince bir tahta levhanın düzgün ve sağlam tahta bir yüzeye tutkalla yapıştırılması da ahşap  kaplamadır..Gerçekten de bazı ağaçların sert ve sağlam odunu vardır.Kapı gibi yapı öğelerinin ya da mobilyaların yapımına elverişlidir; ama görünümü, rengi ya da damarlarının deseni istenildiği kadar güzel olmayabilir. Alttaki bu sağlam yüzeyi daha nitelikli ve güzel görünümlü bir ağaç levhayla gizlemeye dayanan ahşap kaplama çok eski bir tekniktir. Eski Mısırlılar 6.000 yıl önce bu tekniği mumya sandıklarına uyguluyorlardı.

AhÅŸap kaplamacılığı 17. yüzyılda Fransız mobilyacılar tarafından geliÅŸtirilerek ve mar-ketri gibi baÅŸka mobilyacılık tekniklerine uyarlanarak Avrupa’da yeniden canlandırıldı. Marketri, deÄŸiÅŸik renklerdeki kaplama levhalarından kesilmiÅŸ parçaların , desen oluÅŸturacak biçimde tahta bir yüzeye yapıştırılmasıdır.. Bu bezeme sanatı XVI. Louis zamanında (18. yüzyılda) Fransa’ da çok yaygındi. İtalyan mobilya_ ustaları renk renk kaplama parçalarıyla manzara resimleri oluÅŸturarak marketri tekniÄŸini gerçek bir resim sanatına dönüştürdüler. Bu ülkede 14. yüzyılda baÅŸlayan ve intarsia adıyla bilinen marketri bugün bile bir el sanatı olarak önemini korumaktadır.

Üçgen, yıldız gibi geometrik biçimler ya da ince şeritler halinde kesilen ve damarları ters yöne bakacak biçimde yerleştirilen ahşap kaplamalara parketri denir. Bugün taban döşemesi olarak kullanılan parke kaplamalar bu tekniğin günümüzdeki uzantısıdır. Güzel desenli bir ağaç parçasının ya da metal, fildişi, sedef gibi başka bir gerecin, süslenecek mobilyaların yüzeyinde açılmış oyuk ya da yivlere yerleştirilmesine ise kakmacılık denir.
Çok eski zamanlardan beri uygulanan marketri yapım tekniği günümüzde de hala canlılığını korumaktadır. Ancak gelişen teknoloji ve teknikler yeni makinaların kullanılması kakmacılığa yeni boyutlar kazandırmıştır.Geçme tekniğinin yanı sıra Osmanlı çağı ağaç işlerinde kakma tekniğinden de yararlanılmıştır. Tahta, sedef ve fildişi kakma diye gruplara ayrılan bu teknikte desenler perdahlanmış ağaç yüzeyine ince bir kalemle çizilmiş ve sonra açılan yuvalara da titizlikle kakmalar yerleştirilmiştir. Kakma tekniğinde yüzey düzlüğüne özen gösterilmiş, bazı örneklerde taşkın parçalarla karşılaşılmıştır. Genellikle kakmalar zeminden cins ve renk olarak ayrılmış böylece birbirine karşıt dekoratif şekiller ortaya çıkmıştır

Memleketimizde de Osmanlı İmparatorluğu devrinde yapılmış mücevher ve tuvalet kutuları, rahle, masa, sehpa, taht, bağlamada marketri işçiliğinin güzel örneklerini görebiliriz. Gaziantep ve Kilis gibi güneydoğu şehirlerimizde sedef kakmacılığı çok yaygın bir haldedir.
Bugün Amerika Birleşik Devletlerinde el işçiliğinin çok pahalı olması dolayısı ile bazı büyük firmalar modern dekupaj makineleri ile seri halde marketri işleri yapmaktadır. Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin birçoğunda ise kakmacılık yeniden değer kazanmaya başlamıştır. Çok sayıda kaplama kesebilen dekupaj makineleri geliştirilmiş ve özel marketri takımları yapılmıştır.

KAPLAMANIN GÜNÜMÜZDEKİ YERİ

Ekim 19th, 2009

Ahşap hammaddesinin gün geçtikçe kullanım alanı genişlemektedir. Ağaçtan daha iyi yararlanabilmek için değişik yöntemler kullanılır. Bu yöntemlerden biri de ahşap kaplama üretimidir. Ahşap kaplama üretiminin amacı ağacı işleyerek daha elverişli bir kalıba sokmak, kıymetli ağaçları en iyi şekilde değerlendirmektir. Kaplama levhaları değişik amaçlar ile kullanılmaktadır. Ahşap kaplamalar teknik, estetik ve ekonomik nedenlerle kullanılır.
Ahşap kaplamalar değişik yöntemlerle elde edilir. Bunlar biçme, kesme ve soyma gibi yöntemlerdir. Kaplamalar ince ahşap levhalardır. Dış kapı imalatında, iç mimaride, müzik aletleri yapımında kullanılan kaplamalar biçme yöntemi ile üretilmektedir. Mobilya ve duvar panolarında dekoratif maksatlar için kullanılan kaplamalar kesme yöntemi ile üretilir. Kontrplak üretiminde kullanılan kaplamalar ise soyma yöntemi ile elde edilir.
Eski çağlardan beri insanlar her zaman süslemeye çok önem vermişlerdir. Bunun içinde çok değişik yöntemler kullanılmışlardır. Geçmişten günümüze kadar gelmiş olan kakma ve marketri tekniği halen her türlü mobilyada karşımıza çıkmaktadır. Yıllardır uygulanan bu sanat günümüzde gelişen teknoloji ile daha kolay ve daha estetik bir biçimde yapılabilmektedir.
Ağaç işleri endüstrisinde kakma ve süsleme motifleri ile ilgili kaynakların yetersiz olması, konuya ilgi duyanların kaynak bulmada güçlüklerle karşılamalarına neden olmuştur. Geçmişteki ustalar marketri tekniğini nasıl ve ne gibi aletlerle yaptıklarını bilememekteyiz. Sadece günümüze kadar gelmiş eski eserleri incelediğimizde, fazla olmasa da belli başlı bilgiler edinebilmekteyiz.

ahşap sanatı

DİĞER CAM ŞEKiLLENDİRME TEKNİKLERİ

Ekim 19th, 2009

CAM BOYAMA TEKNİĞİ
Bu teknikte cam ışık yardımı ile boyanmaktadır. Cam üzerine iÅŸlenen figürler ışık yardımı ile hayata getirilmektedir. Bu tekniÄŸin diÄŸer boyama tekniklerinden farkı yapılan resimlerin hiçbir etki ile solmaması, adeta ölümsüzleÅŸmesidir. En eski boyama vitray örneÄŸi Almanya’daki Lorsch kilisesine aittir (9. veya 10. yüzyıl). Bu tekniÄŸin geliÅŸmesinde manastırlardaki keÅŸiÅŸlerin payı büyüktür. Tegernsee manastırı çok büyük bir cam atölyesine sahipti. KeÅŸiÅŸ Warner da bu manastırda yetiÅŸmiÅŸ ve meÅŸhur Augsburger pencerelerini (11. yüzyıl) yapmıştır. Ama bu tekniÄŸin en mükemmel örneÄŸi şüphesiz ki St. Jans kilisesi (16. yüzyıl) ile Delft kilisesidir (20. yüzyıl).

FÜZYON (Eritme) VİTRAY
Füzyon Vitray, parça camların, uygun bir fırında ve uygun bir sıcaklıkta eritilmesi işlemidir. Birinci etapta düz bir yüzey elde edilir. İkinci etapta ise bu düz parçaya kalıplar yardımı ile form verilir. Burada önemli olan camların bir arada eriyebilmesidir. Çünkü her camın kendine has bir genleşme katsayısı vardır. Bu önemli husus göz ardı edildiği takdirde genleşme katsayılarının farkına bağlı olarak üretilen parça er ya da geç parçalanacaktır.
CAM BONCUK YAPIMI
Camı eritmek, açık ateş üzerinde form vermek adeta onu yönetmek insan üzerinde hipnotize edici bir etki yaratmakta ve günden güne cam dünyasında popüler olmaktadır.
Hızlı yaşamın ve fabrikasyon boncukların olumsuz etkisine rağmen cam boncuk yapımı günden güne layık olduğu değeri tekrar almaktadır.
PÂTE DE VERRE TEKNİĞİ
Bu teknik yardımı ile çeşitli renklerde ve irilikteki cam tozlarını kalıplar yardımı ile fırınlanmakta ve hayal gücünüzün sınırları dahilinde her türlü objeyi üretebilmektesiniz.
KALIPLA CAM ŞEKİLLENDİRME
Tasarlayacağınız kilden bir modelin kalıbı çıkartılır. Cam parçaları kalıba yerleştirilip yüksek ısıda fırınlanır. Cam parçaları eriyerek hazırladığınız modelin şeklini alır. Bu teknik yardımı ile yaratıcılığınızın sınırlarını test edebilirsiniz.
RAKU TEKNİĞİ
Geleneksel Japon seramik sırlama tekniğine verilen addır.
İlk aşamada pişirilen seramikler raku tekniği ile sırlanırlar. Bu tekniği uygularken, seramik bir objenin her aşamada nasıl bir sanat eserine dönüştüğünün tanığı olacaksınız.

sanat | sanat evi

MOZAİK VİTRAY

Ekim 19th, 2009

Uygulama Alanları :
Evlerde, otellerde,  ve birçok mekanda  özellikle duvar dekorasyonunda kullanılmaktadır. Işıklı duvar panoları, tabloları, masa, sehpa, abajur, küçük hediyelik eşyalarda kullanılır.
Kullanlılan Malzemeler:
Fon camı, renkli camlar, mozaik cam kesici veya elmas, pense, yapıştırıcı malzeme (vernik, silikon yada mozafix), fırça, cımbız, derz dolgu maddesi, siyah toz boya.
Yapılışı:
Eskiz çizilip renklendirilir. Sonra fon camının altına yerleÅŸtirilir.  Siyah ispirtolu kalemle fon camının üzerine  kontür çizgileri çizilir. Renkli camlar istenilen ebatta ( 0,5×0,5cm  - 1×1cm – 1,5×1,5cm gibi) mozaik cam kesici ve /veya elmas ile karelaj olarak kesilir. Fon camı yüzeyine  yapıştırıcı  malzeme (silikon, vernik, mozafix gibi) sürülerek (yüzeyin tümü deÄŸil küçük bir bölümüne fırça yardımıyla sürülür, yoksa yapıştırıcı kuruyarak iÅŸe yaramaz hale gelir.) kesilen renkli camlar eskizdeki desen ve renklere göre yapıştırılır (aralarında bir-iki mm boÅŸluk bırakılır) ve kurumaya bıraklılır . Kuruduktan sonra içine toz boya karıştırılarak hazırlanmış derz dolgu maddesi tatbik edilir. Dolgu maddesi kurumaya bırakılır. Daha sonra vitray temizlenir. İstenirse üzerine koruyucu cam konularak montaj yapılır.
Vitray Yapmanın püf noktaları :
·    Vitray yapmak zevkli bir uğraştır. Ama dikkatli olunmadığı takdirde istenmeyen kazalar olabilir.
Camın kenarlarının çok Keskin olduğunu aklınızdan çıkarmayın!!!
·    Rodajlama esnasında cam çapaklarının gözünüze kaçmamasına dikkat edin! (varsa rodaj makinenizin cam/fiber koruma kapağını takınız, yoksa koruyucu gözlük kullanınız.)
·    Lehim yaparken lehim makinesinin çok sıcak olduğunu unutmayın! Lehimi havyayla eritirken oluşan küçük baloncukların gözünüze sıçramaması için yüzünüzü uzak tutun. Çıkacak dumanı solumamak için ağız ve burnunuzu maske ile kapatın!
·    Lehim pastası, lehim suyu, patina asidi (karartma suyu) gibi kimyasalları kullanırken eldiven kullanmaya , gözle temas etmemesine özen gösterin!

·    Vitray yapmanın en önemli noktası  cam kesimi diyebiliriz. (Cam kesimi ile ilgili aşağıdaki görselleri inceleyin.)
·    Camı elmasla çizginin iç tarafından kesmeye özen gösterin.
·    Cam’ların kenarlarını yani çapaklarını cam eğesi veya taşlama motoru ile tamamen temizleyip desenin  üzerine koyduğunuz zaman aralarında çok az boşluk olması gerekir. (yoksa desen tam oturmaz şişme yapar). Bu boşluk bakır folyo kalınlığı ile kapanacaktır.
·    Bakır folyo camın kalınlığından en az 2mm daha geniş olmalıdır. Camların etrafına folyo dönmeden önce bir bezle temizleyip , imkan varsa hafif ısıtın (sıcak bir yüzey üzerinde örneğin: kalorifer peteği. Isıtılmış cama folyo çok daha iyi yapışarak vitrayınızın daha sağlam olmasını sağlayacaktır.) Bakır folyonun alt yapışkanlı kısmındaki kağıdı kaldırıp cam’ı dik tutup bir uçtan bakır folyonun yapışkanlı kısmını tam ortalayıp sağ ve sol’da eşit miktarda yapışkanlı kısım kalacak şekilde yapıştırın. Camın kenarlarını bakır folyo ile sarıp, sağda ve solda fazla kalan kenarlarıda camın üstüne ve altına kıvırıp iyice yapıştırın. Bir tahta veya sert bir aletlede bakır folyo (bantı) iyice ezin.
·    Bakır folyonun üstü çabuk oksitleneceğinden (kararacağından) fazla bekletmeden lehimleme işlemine geçilmesi gerekir. Aksi taktrirde oksitlenen yüzeyler lehim tutmayacaktır.
·    Patina (karartma) işlemine geçmeden önce vitrayı cam sil ile ve/veya ılık suda deterjan ve sünger ile temizleyiniz.
·    Patina işlemide bittikten sonra tekrar deterjanlı su veya cam sille temizleyip bastırmadan kurulayın.
Vitrayı ters çevirirken / kaldırırken dengeli tutmaya özen gösterin.sanat

KURŞUNLU VİTRAY 

Ekim 19th, 2009

Uygulama Alanları :
Evlerde, otellerde,  ve birçok mekanda kapı camları, pencere camları, merdiven boÅŸluÄŸu pencereleri, mutfak – banyo dolap kapakları, tavan camları – kubbe, ışıklı duvar panoları, ayırıcı paneller -paravanlar – seperatörler, lamba – abajur – aplik vs… dekorasyon ve aydınlatma amaçlı kullanılmaktadır.
Kullanlılan Malzemeler:
Beyaz ince karton ve aydınger kağıdı, kurşun makası, renkli camlar, Cam kesme elması, Cam pensesi, Cam çapaklarını temizlemek için cam törpüsü veya rodaj makinesi, kurşun çubuklar, kurşun bıçağı, Lehim pastası, Lehim (60/40), Havya (80w veya 100w), oksid temizleme suyu, Çekiç, Cam çivisi. Tahta çıtalar.

Yapılışı:
Yapılması tasarlanan eskiz, aydınger kağıdına çizilip renklendirilir ve her bir parça tek tek numaralandırılıp kartona kopya edilir. Daha sonra parçalar kurşun makası yardımıyla kesilir. (Makasın arası 1.8 veya 2 mm boşluk vererek kestiği için kurşunun kalınlığını düşerek vitray’ın ölçü dışına taşması önlenmiş olur.) Kesilen bu karton kalıplar ile renkli camlar, Cam elması ve cam pensesi kullanarak kesilir. Kesilen camların çapakları el törpüsü yada rodaj makinesi yardımıyla alınır ve kağıt üzerindeki eskize yerleştirerek ölçüleri kontrol edilir. Eskiz, çalışma tezgahının üzerine önce iki köşesinden tahta çıtalarla çivilenerek sabitlenir. Daha sonra vitrayın (köşeden başlayarak) örme işlemine geçilir. Camlar ardı ardına kurşun çubuk profillerine geçirilir. Kurşunlar kurşun bıçağı ile ahşap tezgah üzerinde bastırılarak kesilir ve kesilen ucu törpülenir. Her parça cam etrafı kurşunla dönüldükten sonra çivi ile sabitlenerek işleme devam edilir. Bu işlem bittikten sonra eskizin diğer köşeleri de ahşap çıtayla sabitlenir ve vitrayın ölçüye uygunluğu son kez kontrol edilir ve kurşunların birleşme uçlarına lehim pastası sürüldükten sonra havya ve lehim yardımıyla birleştirilir. Ön yüzü bittikten sonra vitrayın arka yüzeyi de aynı şekilde lehimlenir. Kurşunların kenarları  yuvarlak uçlu sert bir cisimle ezilerek vitray sağlamlaştırılır. Daha sonra lehimlenen noktaların rütuşu ve temizliği yapılarak montaja hazır hale getirilir.sanat

BAKIRLI VİTRAY

Ekim 19th, 2009

Uygulama Alanları :

Louis Comfort Tiffany tarafından geliÅŸtirilmiÅŸ teknikle yapılan Tiffany (bakırlı) vitraya Evlerde, otellerde,  ve birçok mekanda kapı camları, pencere camları, merdiven boÅŸluÄŸu pencereleri, mutfak – banyo dolap kapakları, tavan camları – kubbe, ışıklı duvar panoları, ayırıcı paneller -paravanlar – seperatörler, masa, lamba – abajur – aplik ve özgün hediyelik eÅŸyalarda dekorasyon ve aydınlatma amaçlı kullanılmaktadır.

Kullanlılan Malzemeler:

Cam kesme elması, Cam pensesi,Cam çapaklarını temizlemek için cam törpüsü veya rodaj makinesi, Kalem (permanent)türü, renkli cam, Bakır folyo (1/4veya7/32), Havya (80w veya 100w), Lehim (60/40), Lehim pastası, Bakır folyo oksid temizleme suyu,Beyaz ince karton ve aydınger kağıdı ,Patina suyu bakır veya siyah, Yumuşak uçlu ufak fırça

Yapılışı:

Yapılması tasarlanan eskiz aydınger kağıdına çizilip renklendirilir ve her bir parça tek tek numaralandırılıp kartona kopya edilir. Daha sonra parçalar makas yardımıyla kesilir. Kesilen bu karton kalıplar renkli camlar (daha önceden seçilen renklere göre)  üzerine konarak permanent türü bir kalemle çizilir. Cam elması ve cam pensesi  kullanarak çizgilerden kesilerek ayrılır . Kesilen camların çapakları el törpüsü yada rodaj makinesi yardımıyla alınır. Camların kenarları bakır folyo ile kaplanır. Bütün parçalar bittikten sonra cam parçaları desen üstünde bir araya getirilir. Camların lehimlenecek bakır folyolu yüzeylerine bir fırça ile lehim pastası sürülür ve birbirine havya yardımıyla lehimlenir. (her iki yüzeye de lehimleme yapılır.) Daha sonra kenarlarına kurşun dönülenerek vitray sağlamlaştırılır. Temizlenen vitray, lehimleri isteğe göre patina suyu ile bakır veya siyah renkde karartma işlemi yapılır. Vitray montaja hazır hale gelmiştir.

* Tasarımlar hayal gücüyle sınırlıdır. Sanatçının bilgi, becerisi, emeğiyle yaratılan eserler bulunduğu mekanın özellikleri ve ışığının katkısıyla değerini arttırır

Vitrayın Uygulama Alanları

Ekim 19th, 2009

Geçmişte örneklerine büyük ve çok özel mimari yapılarda, kilise, camii gibi dinsel mekanlarda rastlanılan bu süsleme sanatı günümüzde çok yaygın olarak evlerde, otellerde,  ve birçok mekanda vitray süsleme sanatı uygulanmaktadır.

Vitrayın diğer uygulama alanları ise;

Kapı camları, Pencere camları, Merdiven boÅŸluÄŸu pencereleri, Mutfak – banyo dolap kapakları, Tavan camları – kubbe, Işıklı duvar panoları, Ayırıcı paneller -paravanlar – seperatörler, Masa, Lamba – abajur – aplik , Özgün hediyelik eÅŸyalar bulunmaktadır.

VİTRAYIN TARİHÇESİ 

Ekim 19th, 2009

Renkli cam parçalarından yapılan ve pencereleri örten  saydam – yarı saydam panellerin yapımı için cam kullanımı çok eski dönemlere dayanıyor. Renkli camın mimarîye giriÅŸi ve kendine özgü bir sanat oluÅŸturuÅŸuna dair elimizdeki en eski buluntular XII. yy.a aittir. Bu uygulamalar özellikle DoÄŸu Akdeniz’de çok önceleri biliniyordu. Roma ve ilk Hıristiyanlık dönemlerinde kullanılıyordu. O zamanlar Roma resim sanatıyla rekabet eden vitray, çok parlak ve göz alıcı renklerde camlarla, perspektifsiz ve kabartısız olarak basit kompozisyonlar halinde yapılıyordu.
XII. yüzyılda Roma sitili yerini Gotik tarza bıraktı. Bu yeni mimari anlayışta çatının bir dizi kolon ve kiriş sistemine taşıttırılması fazla ağırlık taşımayan duvarlarda daha çok ve geniş pencere boşlukları bırakmayı sağladı. Böylece pencereleri örtmek için renkli cam paneller kullanılmaya başlandı. Cam parçalarını birbirine tutturmak içinde kurşun çubuklar kullanılıyordu. Vitray süslemesi kiliselerde mozaik süslemenin yerini aldı ve Vitray zanaatkarları zaman içerisinde cam ve kurşun ile birçok farklı teknikler geliştirdiler.
XIII. yüzyılın baÅŸlarında Fransa’da Chartres ÅŸehri vitray sanatının en büyük merkezi oldu. MuhteÅŸem Vitray süslemeleri 1200 ve 1236 yıllarında Chartres Katedralindeki 7000 m2 lik bir alanı kaplayan vitray süslemesi ortaçaÄŸ mimarisinin ve cam üstüne yapılan resim sanatının en büyük ve en önemli örneklerindendir.
Yapılara elden geldiğince bol ışık sokmak isteyen gotik çağ mimarları pencereleri gittikçe daha büyük yapıyorlardı. Bu yüzden kilise süslemeleri, Roma kiliselerinin iç duvarlarını kaplayan fresklerden değil vitraydan oluşabilirdi.
O devirde renkli cam ustaları, renk düşkünü çağdaşlarının zevkini okşamak için renkleri elden geldiğince çeşitlendirmeğe çalışıyorlardı; bu yüzden Aziz Bernard, perhiz ve çile amacıyla kendi tarikatına giren keşişlerin bundan uzak durmalarını ve renksiz camları yeğ tutmalarını istemişti. Hıristiyan cam ustalarının bu renk araştırma düşkünlüğü biraz da İncil hikâyelerinden gelir.
Chartreslı ustaların ustalığı sayesinde Beauce, zamanla bir vitray odağı haline geldi ve vitraycılık buradan bütün Fransa’ya (Bourges, Paris, Tours, Le Mans, Rouen) ve komÅŸu ülkelere, özellikle İngiltere (Canterbury) ve Almanya’ya yayıldı. 1300’lü yıllarda Antonio da Pisa adlı İtalyan vitray sanatına ait ilk kitabı yazdı. Kitabında cam kesim teknikleri, camın renklendirilmesi, kurÅŸun tekniÄŸi anlatılıyordu. Renkli camların vitray yapımımda kullanılması İsa’dan sonra ilk yıllara rastlıyor. Bu döneme ait en eski örnekler Ravenna’da İsa’dan sonra VI. Yüzyılda ortaya çıktı. Ancak gerçek vitray sanatı en parlak dönemi IX. ve X. Yüzyıllar arasında yaÅŸadı.
XIV. ve XV. yüzyılda vitray değişikliğe uğradı. Renkli pencereler dana büyüdü, camlar daha aydınlık oldu. Gümüş sarısının ve külrenginin baskın olduğu beyaz camlar üstünlük kazandı. Resim gibi vitray da gerçeğe uygunluğu göz önünde bulundurmağa yöneldi. XVI. yüzyılda çoğu oymalı çift kat camlar pek çok değişik tona olanak sağladı. Ama vitray tek cam üstünde renkli bir resim olmağa yöneldi.

—————————
XVII. yüzyıldan itibaren bu sanat desenden çok etkilendi. Basit kompozisyonlardan ve az sayıda canlı renklerden oluşan vitray yapma zevki XIX. yüzyılda doğdu. Büyük ressamlar (İngres, Delacroix) modeller yarattılar. Geleneğe dayanan ya da yeni tekniklerden yararlanan vitray böylece anıtsal sanat içindeki yerini aldı.
İlk bilinen cam kesim tekniği önceden cam üzerine tebeşir ile çizilen desenin ucu ısıtılmış bir demir parçası ile kesilmesi tekniği idi. Kesim sırasında cam soğuması için su ile ıslatılıyor ve işlem cam iyice kırılana kadar devam ediyordu. Daha sonra Vitray ustaları daha küçük parçaların kolay kesilebilmesi ile kükürt tekniği ile kesim yapmaya başladılar. Kesilen parçalar temizlenip kesim şekline göre yapıştırılıyordu.(Yapıştırmada tutkal kullanılmıyor.) Sonra camın üstüne desen işleniyordu. Bezeme bittikten sonra camlar kurşun içine gömülüyor. Yani H kesitindeki kurşun çubukların arasına yerleştiriliyor ve lehim ile kurşunlar kalaylanarak camlar sabitleştiriliyordu.
Uzun yıllar parlak dönem yaşayan vitray sanatı zaman içersinde kültürel ve sosyal nedenlerden dolayı eski önemini kaybetmeye başladı. Yeniden önem kazandığı dönem 19. yy. da Antonio da Pisa nın kitabı örnek alınarak vitray restorasyonları yapıldı ve eski zanaatkarlar gün ışığına çıkartıldı.
Vitray sanatının yeniden doğuşu ilk olarak Fransa da başladı. Ancak yüzyıl sonuna doğru Almanya vitray sanatının merkezi konumuna geldi. Bu dönemde vitray sanatı özellikle dini yapıların dışında saray ve malikanelerde, büyük konakların kapı, pencere ve tavan süslemelerinde kullanılmaya başlandı. Desenlerde tema olarak dini ve kutsal desenler işlenmiştir. 1890-1930 yılarında dini konuların dışında manzara, insan figürleri, zarif bezemeler, çiçek motifleri ve geometrik desenler vitray sanatında yeni ve dekoratif tekniklerle geliştirildi.
O tarihlerden bu yana daha yalın bir vitray anlayışı ortaya çıkıştır. Notre-Dame du Raincy Kilisesi’nde Auguste Perret «oyuk duvarlar» yarattı, Maurice Denis buralara OrtaçaÄŸ’ınkiler kadar göz kamaÅŸtırıcı vitraylar yerleÅŸtirdi. Chagall, Leger ve Bazaine gibi ressamlar da buna benzer vitraylar yaptılar, ister figüratif, ister soyut olsun vitraylar modern mimarîye uydurulmakta ve doÄŸrudan doÄŸruya betonarme içine yerleÅŸtirilmektedir.
Bu tekniklere farklı olarak Amerika da New York’lu ünlü tasarımcı Louis Comfort Tiffany vitray sanatı için farklı bir uygulama tekniği geliştirdi. Kurşun çubuklar yerine bakır folyo şeritler kullanmaya başladı. Ayrıca bazı farklı cam türleri geliştirdi. Opal, renkli opal ve sedefli camlar gibi.
Kullandığı camlar ve tekniği ile çok farklı aydınlatmalar da ortaya çıkardı. Günümüzde onun çalışmalarından bir çok örnek taklit edilip uygulanmaktadır.
Türklerin Orta Asya’da yerleÅŸtikleri bölgelerde yapılan kazılarda ele geçen cam parçalan, onların bu sanat hakkındaki ileri bilgilerini ve ince kullanım biçimlerini kanıtlayıcı niteliktedir. İran üzerinden Anadolu’ya gelirken Türkler bu sanatı getirdiler ve geliÅŸtirdiler. Selçuklu mimarları, ArtukoÄŸullarında da görülen ve «şemsiye» denilen cam süslemeleri kullandılar. Fakat Selçukluların son derece incelmiÅŸ ve geliÅŸmiÅŸ vitray örnekleri, BeyÅŸehir Gölü kıyısındaki Kubadâbâd Sarayı kazılarında ele geçen cam parçaları ve alçı süslemeler vardı.
Vitray sanatı Selçuklular döneminde geliştirilmiş, Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul’un fethinden sonra bir çok tarihi mimarilerde Vitray Tekniği ile muhteşem çalışmalar yapılmıştır.
Evlerde, cami, medrese, şifahane, saray gibi anıtsal binalarda vitraylar normal pencere dizisinin üstünde oluyordu. «Kafa penceresi» denen bu nakışlı camlar, bitkisel ve geometrik şekillerle nefis bir bezeme biçimi oluşturuyordu. Bu camlardan süzülen ışıklar yapı içinde değişik yansımalar yapıyordu. Osmanlı vitrayının en güzel örnekleri Süleymaniye, Rüstempaşa, Yeni Cami gibi büyük mabetlerde, Topkapı Sarayı, Hünkâr Kasrı v.b. saray, kasır ve yalılardadır.

Vitray Nedir?

Ekim 19th, 2009

Vitray sanatı gün ışığı ile doğan ve yine onun az ve çokluğu ile değişimler kazanan bir ışıklı resim sanatıdır.
Vitrayın diğer resim sanatlarından ayrı olan yönü onu diğerlerinden üstün kılan tarafı aynı kalmayışı, ışık değişimleriyle, ya da ışığa etki eden elemanların değişimiyle değişik özellikler kazanmasıdır.
Bir ışığın azalıp çoğalması ve bulutların hareketi, hatta vitrayın arkasında bulunan ağaçların dal ve yapraklarının veya başka cisimlerin hareketi cam üzerinde değişik renk ve gölgeler meydana getirir.
Yakın yüzyıla kadar vitray sanatı doğal ışıktan yararlanmıştır. Teknikteki ilerlemelere paralel olarak değişik kaynaklarda, özellikle elektrik ışığı vitrayın ışık kaynağı olmasını sağlamıştır.
Ayrıca hiç doğal ışık olmayan yerlerde de vitray kullanılmıştır.

sanat,vitray sanati