Değişik renklerdeki ahşap, kimi zamanda metal yada başka gereçleri çeşitli desenler oluşturacak tarzda ince tabaka yada kakma biçiminde ağaç eşyalar üzerine uygulama sanatı veya başka bir değişle masif yada kaplamalı yüzeylere, değişik renkte masif, ağaç kaplama, sedef, bağa (kaplumbağa kabuğu) fildişi, metal vb. ile gömülerek yapılan bir süsleme sanatıdır Bu işi yapana kakmacı, işlemin kendisine de kakmacılık denir .Güzel desenli çok ince bir tahta levhanın düzgün ve sağlam tahta bir yüzeye tutkalla yapıştırılması da ahşap kaplamadır..Gerçekten de bazı ağaçların sert ve sağlam odunu vardır.Kapı gibi yapı öğelerinin ya da mobilyaların yapımına elverişlidir; ama görünümü, rengi ya da damarlarının deseni istenildiği kadar güzel olmayabilir. Alttaki bu sağlam yüzeyi daha nitelikli ve güzel görünümlü bir ağaç levhayla gizlemeye dayanan ahşap kaplama çok eski bir tekniktir. Eski Mısırlılar 6.000 yıl önce bu tekniği mumya sandıklarına uyguluyorlardı.
Ahşap kaplamacılığı 17. yüzyılda Fransız mobilyacılar tarafından geliştirilerek ve mar-ketri gibi başka mobilyacılık tekniklerine uyarlanarak Avrupa’da yeniden canlandırıldı. Marketri, değişik renklerdeki kaplama levhalarından kesilmiş parçaların , desen oluşturacak biçimde tahta bir yüzeye yapıştırılmasıdır.. Bu bezeme sanatı XVI. Louis zamanında (18. yüzyılda) Fransa’ da çok yaygındi. İtalyan mobilya_ ustaları renk renk kaplama parçalarıyla manzara resimleri oluşturarak marketri tekniğini gerçek bir resim sanatına dönüştürdüler. Bu ülkede 14. yüzyılda başlayan ve intarsia adıyla bilinen marketri bugün bile bir el sanatı olarak önemini korumaktadır.
Üçgen, yıldız gibi geometrik biçimler ya da ince şeritler halinde kesilen ve damarları ters yöne bakacak biçimde yerleştirilen ahşap kaplamalara parketri denir. Bugün taban döşemesi olarak kullanılan parke kaplamalar bu tekniğin günümüzdeki uzantısıdır. Güzel desenli bir ağaç parçasının ya da metal, fildişi, sedef gibi başka bir gerecin, süslenecek mobilyaların yüzeyinde açılmış oyuk ya da yivlere yerleştirilmesine ise kakmacılık denir.
Çok eski zamanlardan beri uygulanan marketri yapım tekniği günümüzde de hala canlılığını korumaktadır. Ancak gelişen teknoloji ve teknikler yeni makinaların kullanılması kakmacılığa yeni boyutlar kazandırmıştır.Geçme tekniğinin yanı sıra Osmanlı çağı ağaç işlerinde kakma tekniğinden de yararlanılmıştır. Tahta, sedef ve fildişi kakma diye gruplara ayrılan bu teknikte desenler perdahlanmış ağaç yüzeyine ince bir kalemle çizilmiş ve sonra açılan yuvalara da titizlikle kakmalar yerleştirilmiştir. Kakma tekniğinde yüzey düzlüğüne özen gösterilmiş, bazı örneklerde taşkın parçalarla karşılaşılmıştır. Genellikle kakmalar zeminden cins ve renk olarak ayrılmış böylece birbirine karşıt dekoratif şekiller ortaya çıkmıştır
Memleketimizde de Osmanlı İmparatorluğu devrinde yapılmış mücevher ve tuvalet kutuları, rahle, masa, sehpa, taht, bağlamada marketri işçiliğinin güzel örneklerini görebiliriz. Gaziantep ve Kilis gibi güneydoğu şehirlerimizde sedef kakmacılığı çok yaygın bir haldedir.
Bugün Amerika Birleşik Devletlerinde el işçiliğinin çok pahalı olması dolayısı ile bazı büyük firmalar modern dekupaj makineleri ile seri halde marketri işleri yapmaktadır. Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin birçoğunda ise kakmacılık yeniden değer kazanmaya başlamıştır. Çok sayıda kaplama kesebilen dekupaj makineleri geliştirilmiş ve özel marketri takımları yapılmıştır.