<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sanat Evi &#187; Göktürk sanatı</title>
	<atom:link href="http://www.sanatevi.com/etiket/gokturk-sanati/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sanatevi.com</link>
	<description>Sanata dair her şey, çok yakında bu adreste...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Nov 2009 22:58:10 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Göktürkler Devri Sanatı</title>
		<link>http://www.sanatevi.com/sanat.gokturkler-devri-sanati.html</link>
		<comments>http://www.sanatevi.com/sanat.gokturkler-devri-sanati.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 18:33:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürk sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatevi.com/?p=128</guid>
		<description><![CDATA[Altıncı yüzyıl ortalarında Orhun Nehri batısındaki yayla bölgesinde (Ötügen&#8217;de) kurulup, Mançurya&#8217;dan Karadeniz sahillerine kadar uzanan büyük Türk imparatorluğu devlet ve millet olarak Türk adını kullanan ilk büyük siyasî kuruluştur. Çin kaynakları Göktürk- ler&#8217;in Asya Hunları soyundan geldiğini açıkça belirtir. Göktürk imparatorluğu bu zamanda  Hakan unvanını alan Bu- min ve. kardeşi istemi ile 552&#8242;de kurulmuş, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Altıncı yüzyıl ortalarında Orhun Nehri batısındaki yayla bölgesinde (Ötügen&#8217;de) kurulup, Mançurya&#8217;dan Karadeniz sahillerine kadar uzanan büyük Türk imparatorluğu devlet ve millet olarak Türk adını kullanan ilk büyük siyasî kuruluştur. Çin kaynakları Göktürk- ler&#8217;in Asya Hunları soyundan geldiğini açıkça belirtir. Göktürk imparatorluğu bu zamanda  Hakan unvanını alan Bu- min ve. kardeşi istemi ile 552&#8242;de kurulmuş, Mukan Hakan zamanında (553-572) en parlak devrini yaşamıştır. Bütün Orta Asya&#8217;nın Türkleşmesi için, bu ilk adım olmuştur. Kurulduğu zamandan itibaren idarî bakımdan doğu ve batı olarak ikiye bölünen imparatorluk 630 yıllarında Çin nüfuzu altına girmiş ve 682&#8242;de llteriş (Kutluk) Hakan&#8217;ın büyük devlet adamı Tonyukuk ile birlikte siyasî mücadeleleri sonunda doğu kısmı yeniden hakimiyetini elde etmiştir. Kapağan Hakan zamanında (692-716) Orta Asya&#8217;da bütün Türkler bir devlet halinde birleştirilmiş ondan sonra gelen Bilge Hakan ve Kardeşi Kültigin Göktürk devletinin en tanınmış şahsiyetleri olmuştur. Orhun vadisinde bulunan dikilitaş kitabeler onlar zamanından kalmadır. Bu abideler Türk dilinin bugün bile fazla zorluk çekmeden anlaşılan en eski yazılı ve edebî metinleri, aynı zamanda Türk tarihinin taşa yazılmış en eski kaynakları olarak zamanımıza gelmiş hazineleridir. Bunlarda kullanılan yazı da en eski Türk alfabesidir. Yenisei bölgesinde bunların altı ve yedinci yüzyıllardan kalma daha eski öncüleri vardır.</p>
<p>Orhun kitabelerinden birincisi Bilge Kağan&#8217;ın 720&#8242;de öldüğü sanılan ihtiyar veziri büyük devlet adamı Tonyukuk&#8217;un hizmetlerini belirtmek üzere onun adına dikil- niştir. Bu kitabeyi Tonyu- kuk kendisi yazmıştır. Bilge Kağan&#8217;ın tahta çıkmasında kendisinden bir yaş küçük olan kardeşi Külti- gin&#8217;in büyük gayreti olmuş, onun yardımı ile ordusuna derleyip düşmanlarını yenmişti. Buna karşılık Bilge Kağan kardeşini ordularının kumandanı yapmış, ölümünden bir yıl sonra da 732&#8242;de bir kitâbe taşı diktirip, büyük bir mezar anıtı yaptırarak Kültigin&#8217;in adını ebedileştirmiştir. Ne yazık ki, kısa zaman sonra hâin bir veziri tarafından zehirlenen Bilge Kağan da 734&#8242;de ölmüş, bir yıl sonra onun adına da bir kitâbe dikilmiştir. Bunlar yarı tarihi mezar kitâbeleridir.<br />
Orhun kitâbelerinin en mühimleri olan Kültigin ile Bilge Kağan yazıtlarının ¦ metinlerini yazan ve yaptı- % ran, onların kızkardeşleri- î nin oğlu, prens Yuluğ Tigin olmuştur ki, Türk edebiyatında onun ayrı bir yeri vardır. Son zamanlara kadar Bilge Kağan ile küçük kardeşi Kültigin&#8217;in de burada gömülü oldukları kabul ve tahmin ediliyordu. 1958 yılında Çekoslovak Arkeoloji Enstitüsü adına Lumir Jisl başkanlığında Orhun vadisinde yapılan-araştırma ve kazılar sonunda büyük Türk kahramanı Kültigin&#8217;in mezar anıtından kalan kısımlar ve heykeller meydana çıkarılmıştır&#8221;. Anıt önce soyulup sonra insafsızca tahrip edilmiş olduğundan heykeller parçalanmış ve çoğu kaybolmuş halde bulunmuştur. İkiye bölünmüş olarak Kültigin&#8217;in başı ile hanımına ait heykelin oturmuş halde gövdesi ve kırılmış başının burun, ağız ve çene kısmı bulunmuştur. Kültigin heykelinde baş tam cepheden yumuşak konturlarla işlenmiş, büyük kahramanın çehre hatları kuvvetli bir ifade ile kavranmıştır (Res. 8). Başındaki tacın ön tarafında relief halinde kanatlarını açmış bir kartal arması göze çarpıyor. Daha Hunlar zamanında tanınan ve sevilen kartal arması, kulaklı ve boynuzlu kartal şeklinde gösterilerek büyük bir kudret sembolü olarak ifade ediliyordu.</p>
<p>Aslında Kültigin ile hanımı yanyana oturmuş olarak canladırılmıştı&#8217;. Fakat, hey- varda onun savaşlarının canlan- dırıldığı yazılıdır. Tang sülâlesi kroniğinde . bunun için altı sanatçının da gönderildiği kaydedilmektedir. Mermer heykellerde Çinli sanatçılar çalışmış olabilir. Fakat balbalların Göktürk heykel sanatının karakteristik ve bir dereceye kadar portre hususiyeti<br />
Büyük Türk Kahramanı Kül-Tigin&#8217;in 1958&#8242;de bulunmuş başı taşıyan eserleri Oİ- (Moğolistan, Ulan-Bator Müzesi&#8217;nde)	duğunu ileri Sürmek yerinde olur. Göktürkler zamanından kalan sayısız balbalların çoğu zamanla parçalanmış veya kaybolmuştur. Eski Türkler taş heykelleri ve kitâbeleri boyuyortardı. Khoitu Tamir büyük blokunun büyük kitabeleri kırmızı ve siyah olarak boyanmıştır. Zhamtzarano&#8217;da keşfedilip halen Ulan Batur Merkez Millî Müzesi&#8217;nde teşhire konan balbal, bu bakımdan mühimdir. Bunun gözleri, burnu, bıyıkları, ağzı ve kulakları kahverengi ve sarı renkle belirtilmiştir. Fakat, bunlar sonradan da olabilir.</p>
<p><strong>Göktürk sanatı</strong> bugüne kadar, hemen hiç denecek kadar az incelendiği ve bu konuda yayın olmadığı için birçok bakımdan herhangi bir fikir edinmek zordur. Göktürkler&#8217;in dini şa- manlık idi. Kültigin mezar anıtında bulunan heykeller Göktürkler&#8217;in kıyafetleri bakımından paha biçilmez bir kaynaktır. Bunlar Orta Asya&#8217;da bugün de Türkler&#8217;in giydiği kıyafete çok uygundur. Parçalar halinde kakmali kemerler bilhassa dikkati çeker. Kemerlerin arkasına bir bıçak takılıdır. Gündelik eşyanın içine konulduğu küçük torbalar da kemerlere asılmıştır.<br />
Dil ve edebiyat bakımından bir  Küi-Tigin adına dikilmiş balballardan biri derece ileri ve zengin eserler vermiş (Ulan-Bator Müzesi)	olan Göktürkler&#8217;in sanatları da aynı<br />
derecede gelişmiş, fakat birçok soygun ve tahripler yüzünden pek az şey zamanımıza kalabilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanatevi.com/sanat.gokturkler-devri-sanati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

